Günümüze kadar oldukça sağlam bir şekilde gelen Mamure Kalesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday varlıklarımızdan. 1300 – 1308 arasında düzenlediği seferlerle Karamanoğlu Mahmud Bey tarafından ele geçirilen kale, coğrafik konumunun önemi nedeniyle büyük bir onarım ve genişletme çalışmasına tabii tutuldu.

 

 

 

Anamur ve Taşeli’nin Hıristiyanlar tarafından işgal edilip, tahrip edilmesi üzerine Karamanoğlu Mahmud Bey, 1300’de başlayıp 1308’de sona eren akınlar sonucu düşmanı bozguna uğratıp, Mamure Kalesi’ni ele geçirdi. Kiliseleri yıkıp yerine cami yapmış ve kaleyi mamur edip, adını Mamuriye koydu. Kalenin daha sonra 16’ıncı yüzyıl ortalarında ve 18’inci yüzyıl sonlarında yeniden onarım gördüğü ve kaleye yeni eklentiler yapıldığına yönelik belgeler bulunuyor.

Mersin’in Anamur ilçesindeki Mamure Kalesi, günümüze kadar oldukça sağlam kalabildi. Yüksek kayalıklar ve düzlükler üzerine kurulan Mamure Kalesi, birçok Anadolu kalesi gibi antik temeller üzerine inşa edildi. Büyük kesme taşlardan yapılmış olan antik temellerin hangi tarihte ve kimler tarafından yapıldığı tam olarak tespit edilemedi. Mamure Kalesi, yüksek duvarlarla ayrılmış doğudaki iç avlu, batıdaki dış kale ve bunların güneyindeki kayalıklar üzerine inşa edilmiş iç kale olmak üzere üç bölümden oluşuyor.

 

 

Osmanlı’nın en önemli kalelerinden biri

39 kulesi, su sarnıçları, camisi ve surların dışında hamamı bulunan Mamure Kalesi’nin çevresi 10 metre genişliğindeki savunma amaçlı hendekle çevrili. Kale duvarları, yukarıdan aşağıya doğru genişler bir halde inşa edildi. Duvarlar ve burçları için Horasan harcı kullanılan Mamure Kalesi’nde giriş kapıları ve bazı pencerelerin kemerleriyle duvar köşelerinde kesme taş kullanıldı. Daha geç devirlerde yapılan onarım ve eklentilerde kullanılan tuğlalar göze çarpıyor. Çift katlı olan kale duvarları içerisinde birbirleriyle bağlantılı olan galeriler bulunurken üst kattaki burçlara merdivenlerle ulaşılıyor. Kalenin güneyinde sahil kenarında baş kale olarak adlandırılan kalın ve yüksek gözetleme kulesinden başlayarak, dairesel ve dört köşe formlarında ve köşe burcunun yanında üstü tamamen yıkılmış olan Fener Kulesi bulunuyor. Dış kalede merkezi planlı, tek kubbeli bir cami ve çeşmesi, depolar, sarnıçlar ve askerlerin iskan yerleri olması muhtemel yapılar bulunuyor.16’ncı yüzyıl Osmanlı mimarisinin klasik ögelerini taşıyan caminin ilk yapılışı Karamanoğulları Dönemi’ne gerçekleştirildi.

Bugün kullanılan giriş yeri kalenin esas giriş yeri değil. Asıl giriş kapısı, iç avlunun kuzeyinde, dört köşe planlı, iki kule arasında kalan yer olup üzerinde altı satır kitabesi bulunuyor. Kitabede “Karamanoğlu Alaaddinoğlu Mehmet oğlu Sultan İbrahim inşa etti. Mamure Beldesi ve kalesi savaş için yardım edilen köşedir. Korunan yerleşim yeri Allah yolunda hediye olarak cihat için onun yardımı ile tamam oldu. Allah’ın nimetlerinden verdiği uyanıklık ve doğru yolu gösterdiğinden şükürler olsun. Bu tarih Mükerrem Şevval ayında 854 yılında yazıldı” yazısı bulunuyor.

Mamure Kalesi’nin su ihtiyacı ana giriş kapısının kuzeydoğusundaki burcun olduğu yerde bulunan ve hendek üzerinde iki sivri kemerle geçişi sağlayan su yoluyla sağlanıyordu. Kalenin kuşatılması halinde su ihtiyacı kalenin değişik kesimlerinde yer alan sarnıçlardan da temin edilebilirdi. 1988’de Anamur Müze Müdürlüğü’nce yapılan kurtarma kazıları sonucunda; moloz taştan, araları Horasan harçlı olarak inşa edilmiş, tabanları mozaik döşeli, hamam ve konut olduğu sanılan mekânlar ortaya çıkarıldı. Bu kalıntıların Rigmonai Antik Kenti’ne ait olduğu düşünülüyor. Kurtarma kazısı sırasında Geç Roma Dönemi’ne ait bol miktarda seramik parçalarına da rastlandı.

 

 

 

 

Kaynak: Habertürk

 

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account