Kadın yazarların hâkim olduğu Anadolu Gezi Rehberi’nde, 29.Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, Atatürk hayranı bir cumhuriyet kadını olarak yazacağım konu, farklı olamazdı. Coşkuyla kutlamamız gereken şanlı bayramımızda Cumhuriyet ve Ulu Önderimiz Atatürk hakkında yazmak istedim dostlarım; bugün, ay yıldızlı tek bayrak altında yaşayabiliyorsak, bugünü bizlere armağan eden Atatürk ve kahraman Türk halkına çok şey borçluyuz. Eğer ‘Anadolu’ Gezi Rehberi’yse; bu topraklarda, Anadolu’da yazılan destanları, kahramanlık öykülerimizi gururla ve minnetle anmadan bugünü geçiremeyiz.

Osmanlı İmparatorluğu, Meşrutiyet rejiminin ilanından altı yıl sonra, 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli başlı devletleri ile birlikte katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda, savaşa birlikte girdiği İtilaf Devletleri yenilip savaş kurallarına göre yenilmiş sayılınca ülke İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Memleket savaş yorgunu, aç, sefalet içindeyken öyle bir lider düşünün ki, her türlü olumsuzluğa rağmen, ulusuna inanıp, güvenen ve “Tek bir Egemenlik var, o da Milli Egemenlik’tir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyebilen; halkıyla omuz omuza cephede savaşan bir lider…

Yurdun her yanı İtilaf devletlerince karış karış ele geçirilip padişah ve Osmanlı Hükümeti sadece kendi çıkarlarını gözetip hiçbir direnişte bulunmazken; Mustafa Kemal Paşa, vatansever genç subaylarla başlattığı Kuvâyi Milliye mücadelesinde güvendiği tek şey Türk halkının vatan sevgisi dolu koca yüreği olarak, Milli Mücadeleye başladı. Önce halkın hür iradesiyle yönetilmesi için 1920’de TBMM’yi kurdu.

Her ülkenin bağımsızlık mücadelesinde birbirinden etkileyici kahramanlık hikayeleri vardır ama Türk Ulusu’nun bu uğurda verdiği mücadeleyi okuyan herkes eminim yüreğinde o günlerin, benzeri az bulunur bir vatanseverlik ve bir ülkenin yoktan varoluşu hissini yaşayacaktır.

Kurtuluş Savaşı açlıkla mücadele eden askerlerin yardımına koşup karda kilometrelerce yürüyüp erzak taşıyan yaşı 15 bile olmamış çocukların; düşman askerlerini geri çekmek için sahip olduğu tek gücü olan yüreği ve bileğiyle çeyrek ton top mermisini tek başına taşıyan askerlerin, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşan kadınların, eksi 30 derecede ayağında çarık, sırtında palto olmadan savaşa giden gençlerin yazdığı bir kahramanlık destanıdır.

Vatan, düşmanın elinden alınınca padişah, yenilen düşmanla birlikte ülkeden kaçmıştır. Mustafa Kemal, sınırların belirlenmesinden sonra ilk iş olarak çoktan beri tasarladığı ‘Cumhuriyet’ rejiminin ilanı için kolları sıvamıştır.

‘Ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi’ olan Cumhuriyet için; Atatürk, ‘neden Cumhuriyet’i seçtiniz?’ sorusuna, kendi yazdığı Nutuk’ta da ayrıntılı yer vermiştir: ‘Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.’ diyen Mustafa Kemal Paşa, pekçok konuşmasında hilafetle yönetilen ülkelerin yok olacağını da şöyle dile getirmiştir: ‘Sultanlarla, halifelerle yönetilmiş ve yönetilen memleketlerde vatan için, millet için en büyük tehlike, sultanların ve halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Milletin hatadan korunması için tek güvenilir çare, düşünce ve hareketleriyle milletin güvenini kazanmış siyasal bir partinin seçimde millete rehberlik etmesidir.’

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur ki, Atatürk son nefesine kadar ulusu için savaşmış, tüm dünyada ‘yüzyılın lideri’ ünvanını almış olağanüstü bir kişiliktir.

Bugün, 29.Ekim.1923’te Cumhuriyet’i ilan eden Atatürk, ülkenin tek kurtuluşu olan bu rejimi, koruması için de Türk Gençliği’ne emanet etmiştir.

Öyle bir lider düşünün ki;

-Yıllarca din sömürüsü altında, cehaletle yok olmuş bir ülkeye, ‘Ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır.’ diyerek sadece ‘bir gece’ de modern ve çağdaş Türkiye oluşumu için tekke ve zaviye, harf, giyim, soyadı kanunlarını çıkaracak kadar atılımcı ve cesur;

-Tek kurtuluşun ‘akıl ve ilim’ olduğunu bilip, karatahta başında halkına okuma yazma öğretip, Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişi sağlayacak kadar aydın, o zaman kurulan halkı halk içi imkanlarla eğiten Köy Enstitüleri’yle, bugünün Nobel ödüllü Türk bilim adamı Aziz Sancar’ları eğitecek büyük eğitim projelerini hayata geçirecek kadar, halkının ona verdiği ünvanla ‘Başöğretmen’;

-‘Köylü milletin efendisidir’ deyip yok olan çiftçiliği, pekçok fabrika kurdurup yok olan ekonomiyi toparlayacak kadar ekonomist,

-Kadınları ülkenin yönetimi dahil her alanında söz sahibi yapıp yollarını açan; ‘orduları yönettim, meclisi yönettim ama bir kadını yönetemedim’ diyecek kadar içgörü sahibi;

-Kendi ana dili dışında Almanca, Fransızca, İngilizce, Arapça, Bulgarca, Farsça ve Rusça bilip, çoğu dilde tercüme ve yazıları olup sözel, ‘Geometri’ kitabı yazacak kadar sayısal zekası yüksek;

-Yaptığı konuşmalarda, yüzlerce yıl sonrası için memleketimizin şu an içinde bulunduğu Ortadoğu çıkmazı dahil söylediği herşey gerçekleşecek kadar ileri görüşlü;

– ‘Hepiniz milletvekili hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız’ diyecek kadar sanat âşığı;

-Cumhuriyet sonrası eğitim reformu planında; yurtdışından dünyanın en başarılı profesörlerini getirtip hep hayali olan, ülkeyi muâsır medeniyetler seviyesine getirme yolunda emin adımlarla ilerleyecek kadar ilim ve bilim tutkunu;

-Savaş sonrası açlık, sefalet, binlerce salgın hastalık mağduru halkı; kısıtlı imkanlarıyla olabilecek en az zâiyatla iyileştirip; halkın sağlığı ve sağlıklı yaşama hakkını korumanın ‘devletin’ görevi olduğuna dair kanunlar çıkaracak kadar halkçı;

-Ülkenin geleceğini, Cumhuriyet’i, çocuklar ve gençlere emanet edecek kadar yeni nesle güvenen bir insansever;

-Yaklaşık yüz yıl önceki giyim tarzıyla bugün bile yüzyılın en şık adamı seçilecek kadar zevk sahibi, çağı yakalayıp ötesine geçebilecek kadar uygar ve asil;

– Yaşadığı ne yazık ki kısacık 57 yıla, yıkılan bir imparatorluktan dünya çapında stratejik önemi olan “TÜRKİYE CUMHURİYETİ” oluşumunu sığdıracak kadar büyük bir devlet adamı…

Türk olmak, onun liderliğinde yol almakta onur duymak; bize emanet ettiği Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak görevimizi, 29. Ekim’in bizim için ne denli önemli bir gün olduğunu, evlatlarımıza anlatarak; Cumhuriyet mirasımızı güvenle gelecek nesillere aktarmak; Atatürk’e ve bu vatan için şehit olan tüm askerlerimiz, dedelerimiz, ninelerimiz, atalarımıza olan yegâne  borcumuzdur!

Son yıllarda yaşanan, Cumhuriyet yolundaki mücadelemize darbe vurup, Atatürk ve ilkelerine bağlılığımızı zedeleme yolundaki iç ve dış güçlerin tüm uğraşları; kahraman atalarından aldığı vatansever geni taşıyan, ülkemizin aydınlık yüzüyle boşa çıkacaktır. Madeni para üstüne konan kağıdı karaladıkça, Atatürk daha net belirginleşir ya; onun gibi; karalanmaya çalışıldıkça; ‘Atatürk sevgimiz’ nesilden nesile katlanarak artıp daha da belirginleşecektir.

Sözlerime Atatürk’ün kıvrak zekası ve vatanseverliğiyle ilgili en sevdiğim anılarından birini, yüzümde her okuduğumda aynı gülümseme ve gözlerimde böyle bir liderin izinde olmanın onuruyla, yazarak son vermek istiyorum:

“Cumhuriyet’in ilânından sonra İstanbul’da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat İngiliz ataşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal’in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Mustafa Kemal Paşa,ne olduğunu öğrenmek için yâverini gönderir, yâver Mustafa Kemal’e şöyle der:

– Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana sizin ve Türk askerlerinin Çanakkale’de babasını öldürdüğünü söyledi.

Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:

– Git sor bakalım, babasının Çanakkale’de ne işi varmış?”

 

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account