İzmit Kent Tarihi Sunumları’nın 10.’su Fuji Film Kocaeli Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Selim Sırrı Paşa Konağı ve Kasr-ı Hümayun yapıları konusunda yüksek lisans tez çalışmaları yapan Sanat Tarihçi Tülay Tanyol Pişkin’in konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin teması “Selim Sırrı Paşa Konağı ve Kasr-ı Hümayun oldu.  Etkinliğe gazeteci, yazar Sevcan Tamer, “Biz İzmitiz Grubu” kurucusu Hüseyin Erol, Art Nicomedia Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akın Ülkü Sevinç ve çok sayıda davetli katıldı. Sunumun açılış konuşmasını yapan  Akın Ülkü Sevinç şunları söyledi. “İzmit iki kıtanın birleşme noktasında bir şehir, bir yol kavşağı, antik dönemden beri birçok medeniyetin üzerinde yerleşim kurduğu, bu topraklara sahip olabilmek için birbiriyle mücadele ettiği, üzerinde yaşanan her medeniyetin de buraya önemli eserler bıraktıkları bir yerleşim merkezi. Roma, Osmanlı, ve Cumhuriyet dönemlerine ait 500’e yakın tescillenerek koruma altına alınan kültür varlığına sahip İzmit, çağdaş Türkiye’nin tarihsel yönüyle en az tanınan kentidir. Art Nicomedia Kültür Sanat Derneği kent tarihi projelerinden biri olan “Kent Tarihi Sunumu” etkinliklerimizde, kent tarihini değişik temalarda kentdaşlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz.”

Kasr-ı Hümayun tarihi bilinmeyen bir yangınla yok olmuş

İzmit’teki en eski sivil mimari örnekleri arasında yer alan Selim Sırrı Paşa Konağı ve Kasr-ı Hümayun gibi iki tarihi yapının tarihçesi, mimari  özellikleri, yapımlarında kullanılan teknikler, duvar ve tavan süslemeleri hakkında bilgiler aktaran Sanat Tarihçi Tülay Tanyol Pişkin, şunları söyledi. “IV. Murat tarafından temelleri atılan Kasr-ı Hümayun, tarihi bilinmeyen bir yangınla yok olmuş. Yerine Sultan Abdülaziz döneminde onun isteği ve av merakı nedeniyle 1867-1971 yılları arası 4 yıllık sürede mimar Sarkis Balyan tarafından inşa edilmiş. Barok ve ampir özelliklerin bir arada kullanıldığı 2 katlı yapının içinde natürmortlar, hayvan figürleri, manzaralar, gemi tasvirleri, bayraklar, flamalar ve müzik aletlerinden oluşan 67 adet tavan resmi vardır. Yapının tüm tavanlarında stilize rumi palmet bileşimi kıvrım dallar mevcuttur. Süslemeleri incelediğimizde zemin kat ve 1. katın resimlerinin farklı ellerden çıktığı anlaşılmaktadır. Zemin kat resimleri çizim renklendirme ve perspektif yönünden 1. kat resimlerine göre daha acemi ve naiftir. Resimleri yapan ressamlar hakkında farklı kaynaklarda farklı bilgiler söz konusudur. Avni Öztüre Nicomedia adlı eserinde resimlerin Azerian tarafından Pars Tuğlacı ise Balyan ailesi adlı eserinde Sopon Bezirciyan tarafından yapıldığını söylemişlerdir. Yapı şu anda müze olarak kullanılmaktadır.

Sırrı Paşa Konağı’nın süslemeleri için Dolmabahçe Sarayı’nın ressamları çalışmış

Sanat Tarihçi Tülay Tanyol Pişkin, İzmit Mutasarrıfı Sırrı Paşa tarafından 19 yüzyılın 2. yarısında inşa ettirilen Selim Sırrı Paşa Konağı hakkında ise, şunları söyleyerek sözlerini tamamladı. “Konak, ilimizin tüm şehri gören tepelerinden biri üzerinde yer alır. II. Abdülhamit döneminde 1888’de Valilik denilen İzmit mutasarrıflık makamına atanan Sırrı Paşa, konağı 1892’de inşa etmiş planını bizzat kendisi yapmış, aynı zamanda da inşaatında da kalfalık yapmıştır. 4 katlı konağın yan kısmında müştemilat yer alır. Sırrı Paşa Konağı’nın süslemeleri için Dolmabahçe Sarayı’nı restore etmek için Rusya’dan gelen ressamlar tarafından tezyin edildiği belirtilmiştir. Yapının içinde bitkisel kalemişi bezemeler, çiçek motifleri ve manzara kompozisyonlarından oluşan resimler ve stilize olmuş rumi lotus ve palmet bileşenlerinden oluşan kalemişi bezemeler yer alır. 19. yüzyılın 2. yarısında yapılan duvarlarında görülen Avrupa kartpostal resimleri kuleli şatolar yapının tavan manzara resimlerinde karşımıza çıkar. Konak nedeni bilinmeyen bir yangınla 2002 yılında yanmış, aslına uygun olarak restore edilmiştir. Şu anda da ziyaretçilere açık durumdadır. ”

 

 

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account