Dünya kültürünün anası Sümerliler. Avrupa, Batı, bütün kültürün anasını Yunanlılar’da buluyordu. Aslında bilim dünya kültürünün anasının Sümerliler olduğunu ortaya koysa da hala aksini iddia ediyorlar. Bu demektir ki bizim sesimiz gür çıkmıyor. O halde daha gür sesle haykırmalıyız. Neden çünkü Sümerler bizim atalarımız.

 

 

 

Sümerler bizim atalarımız

Bugünkü konumuz Sümerler. Atatürk’ümüzün de arzu ettiği en önemli konulardan biri, Sümerlerin bizim atalarımız olduğunu bilim ışığında dünyaya sunulmasına vesile olmaktı. Bunu gerçekleştiren Türk Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın kitaplarıyla tanıştırmak istiyorum sizi. Muazzez İlmiye Çığ’ı aranızda tanımayan yoktur biliyorum. Varsa da kesinlikle çok şey kaybettiğinizi bilmelisiniz. Henüz kendisiyle bir röportaj yapmak nasip olmadığı için onun kitaplarını ve basına verdiği röportajlarını okuyup aklımda kalanları paylaşmak istedim.

 

Sonunun ne olacağını düşünmeden çalışın

Hayat felsefesine bayıldığım Muazzez İlmiye Çığ, bakın neler söylemiş: “Başarının sırrı düşünmeden çalışmaktır. Şimdi ne olacak, bunu ne yapacağım diye düşünmeyeceksin. Çalışacaksın, çalışacaksın, çalışacaksın, bol bol okuyacaksın. Gayret edeceksin. Gençlere öğüdüm sonunun ne olacağını düşünmeden çalışsınlar. Bol bol okusunlar. Kendilerine bir hedef koysunlar. O hedef uğruna çalışmaya devam etsinler. Oradan oraya geçmesinler. Hayat bol bol çalışmaktır. Eğer bir hedef uğruna çalışırsanız hayat güzelleşir.”

 

Bildiğini etrafa saçacaksın

Sümerliler 5 bin yıl önce, ne demiş biliyor musunuz? “Boş vakit geçirdiniz, neye yaradı? Madem ki biliyorsun neden öğretmiyorsun? Bildiğini öğreteceksin der Muazzez İlmiye Çığ ve devam eder:  Bazı insanlar okur ama bilgiyi paylaşmaz. Bunun bir kıymeti yoktur. O bilgiyi sadece öğrenmek yetmez. O bilgiden makale ya da kitap yazmak lazım, anlatmak lazım. Yani bildiğini muhakkak etrafa saçacaksın. Öyleyse bu güzel ifadelerin peşinden gitmek için ne duruyoruz sevgili okur. Buyurun yola çıkalım. Yol açık.

 

Uygarlığın kökeni Sümerler

Atatürk’ümüzün atalarımız olduğunu taa yaşadığı dönemlerde bildiği Sümerler’i araştıran Muazzez İlmiye Çığ, atamızın arzu ettiği bir şeyi ortaya çıkararak önce bizim tarihimize sonra da dünyaya ışık tutmuş. Nasıl yani derseniz?  Muazzez İlmiye Çığ’ın kitaplarını okumayan kalmasın derim.  Türk Devriminin Yayınevi Kaynak Yayınları‘ndan çıkan Uygarlığın Kökeni Sümerler 1 ve 2 kitaplarıyla başlayabilirsiniz. Sümerlerle ilgili aklımıza gelebilecek bütün sorulara cevap bulacaksınız. Atalarımız olduğunu göreceğiniz Sümerlere ait kitapları keyifle okuyabilir, kendinizi daha iyi tanıma fırsatı bulabilirsiniz.

 

Sümerlerin tanrılarla ilgili inanışları

İnanın Sümerlilerin evren ve evrenin, insan oluşumunu  ve tanrılarla ilgili inanışlarını dile getiren efsanelerini okumak size iyi gelecek.  Sümerlerin kahramanlarının serüvenlerini içeren destanlarını, savaşlarla nasıl yakılıp yıkıldıklarını çok acıklı bir dille anlatan ağıtlarını, zamanımıza kadar gelen atasözlerini öğrenince şaşıracaksınız. O günden bugüne inanış biçimlerimiz, dini ritüellerimiz bile o kadar benziyor ki. Ne değişmiş ki bu koca dünyada diyeceksiniz.

 

Sümer edebiyatı merak konusu

Sümer edebiyatı okuduğum kadarıyla merak konusu. Çünkü bilgileri okurken çevirilerde, bazı tabletlerin tam olmaması sebebiyle bazen anlamakta zorlanabiliyorsunuz. Ancak her şeye rağmen Sümerlerin yarattıkları edebiyatı biraz olsa da inceleme fırsatı bulmak çok güzel. Eminim zaman içerisinde birbirinden değerli bilim insanlarımız bu konuya da eğilecek. Bizlere yol gösterme görevini üstlenmekten çekinmeyeceklerdir.

 

Mezopotamya’ya göç eden Sümerler

Mesela Sümerliler’in daha Mezopotamya’ya göç etmeden önce Türkmenistan’da tarım ve hayvancılığın başlamış olduğunu bilmiyordum. Öğrendim. Ve açıkçası şaşırdım. Yazık doğru birdir, atamız bunu bilirken, birileri neden bizden saklama gereği yanlış bilgi verme gereği duydu ki neden? Bugüne kadar bize verilen bilgilerde bir eksiklik olduğunun göstergesi değil midir bu, bizi bizden saklayan kim ve neden saklar doğrusu çözemedim. Çözebilen varsa lütfen benim gibi çözemeyenlere anlatsın.

 

Atalarımız Sümerleri tanıyalım

Oysaki bize Atatürkümüz ne demişti? “Çağdaş uygarlığı anlayabilmek, dünya yüzünde eski uygarlıkları, bütün insanlığın ilk uygarlıklarını doğru tanıyabilmekle mümkündür” demişti. Hani onun izinden gidenler neredesiniz? Bu bilgilerin bizden saklanması içinize sindi mi? Sorarım size. Neredesiniz? Nerede? Belki de kaçırdığım yerler vardır bilemedim. Açıkçası bu değerli kitaplardan okuduğum bilgileri Sümerleri yani atalarımızı ilköğretim okullarında ders kitabı olarak okutulmasını isterdim. Bu nedenle böyle bir sorgulamaya giriştim. Neden üniversiteye ilgili bölümü seçene kadar bekleyelim ki?

 

Sümerliler Orta Asya’dan göç eden Türkler

Tabletlerin çevirilerinden aslında Sümerliler’in Orta Asya’dan göç eden Türkler’in bir kolu olduğunu öğreniyoruz. Sümer dilinin Türk, Fin ve Macar dilleri ile akrabalıkları olduğunu öğreniyoruz. Bu bilgileri öğrenince ve çözülen bu tabletlerin İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde olduğunu görünce şaşırdık mı? Şaşırmadık. Müze gezme oranlarımıza bakılırsa, bu bilgilere ne kadar vakıf olabiliriz ki? Kaldı ki bence müze gezme kültürümüz de oluşamadı. Alışveriş merkezi gezer gibi bir anlayış içerisindeyiz. Çocuklarımıza bu kültürü vermek bu kadar mı zor? İl kültür müdürlükleri neden var acaba?

 

Sümerlerin okul tabletlerinde ne var?

Çözülen bu tabletler, tarihin en iyi istatistiklerinin bizim yani Sümerler tarafından tutulduğuna şahitlik ediyor. Bunun yanı sıra satış, kira, evlenme, boşanma, miras taksimi kontratları, borç senetleri, mahkeme tutanaklarından tutun da okul tabletlerine varana kadar her şeyimiz kayıt altında aslında ne mutlu bize değil mi? Bu bizim sosyal ve ekonomik yapımızı ve eğitim yapımızı ne de güzel ortaya koyuyor. İnceleyin seveceksiniz.

 

 

Varlıklarını 2000 yıl koruyan Sümerliler

Sümerliler bundan 6000 yıl önce Dicle ve Fırat nehirlerinin arasında bulunan Mezopotamya’nın güneyine gelip yerleşmişlerdir. Orada büyük bir uygarlık kurarak en az 200o yıl varlıklarını korumuşlardır. Uygarlıklarının en önemli olayı dillerine göre bir yazı icat etmeleridir. Sonrasında okullar kurmuşlar. Kil üzerine yazılar yazmışlar. O yazıyı da geliştirip her istediklerini dünyaya anlatmışlar. Ne şanslı bize ki onların torunlarıyız.

 

Sümerlerde çivi yazısı

Çivi yazısı dedikleri de bizim yani. Bunu duymak ne güzel değil mi? Hani biz okuyamadığımız yazılarla karşılaşınca bu ne ya çivi yazısı mı yazmışsın deriz ya, işte o tabir buradan geliyor. Çünkü hala bulamadığımız, belki de çözemediğimiz çivi yazılarımız olduğundan bizim bu tabir. Sümerlerin Türklerle ilgili bir halk olduğu fikri Atatürk zamanında geçerliydi. Yıllar yıllar geçip 1990’lara gelindiğinde “Tarih Sümer’de Başlar” kitabıyla böyle olabileceği kanıtlanır.

 

Yazıyı icat eden Sümerliler

Sümer diline gelince, hem dil bakımından, hem de bütün Asya boyunca dağlık bölgelerde konuşulan dil olması bakımından önemlidir. Çünkü bu türden olup bugün hala yaşayan dil Türk Dili’dir. Onu en güzel haliyle yaşatmak ve geliştirmek de bizim boynumuzun borcudur. Detaylar için başvuru kitabınız belli okuyun millet. Hepimizin bildiği gibi Sümerliler insanlık tarihinde dillerine uygun yazıyı ilk icat eden uygarlıktır. Bir başka deyişle, yazıyı icat eden de biziz biz. Hatta tarihteki her konu gibi kadın şairi de ilk olarak Sümer topraklarında buluyoruz. Daha size ne diyeyim. Varın biraz da siz araştırın.

 

 

 

 

 

©2024 Anadolu Gezi Rehberi

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account