Bir belediye başkanı düşünün ki, seçimlerin ardından yaptığı ilk açıklamada kendisine yapılacak olan hayırlı olsun ziyaretlerinde çiçek ya da hediye getirilmemesini bunun yerine SHÇEK’in Çayırova Sevgi Evleri, Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu Derneği’ne bağış yapılmasını istesin. Başkanla buluşur buluşmaz heyecanla sevgi evlerini soruyorum. Bıyık anlatıyor:  Çocuk yurtlarının daha iyi şartlarda hizmet verebilmesi için oluşturulan yapılanmanın adı Sevgi Evleri. Toplu bakım hizmeti verilen kuruluş binalarından farklı olarak, aile ortamına benzer yapı ve ilişki sisteminde, ev tipi binalardan oluşan, her binada 10–12 çocuğun bakımlarının sağlanabileceği çocuk yuvaları ile yetiştirme yurtlarını ifade eder Sevgi Evleri. İlde farklı yaş gruplarına ayrı ayrı binalarda hizmet veren kuruluşların tek çatı altında birleştirilerek ayrı kuruluşlarda bulunan kardeşlerin mümkün olduğunca bir araya getirilmesi böylece kardeş bağlarının kuvvetlendirilmesi, çocukların yaşı büyüdükçe kuruluş değiştirmeden korunma/bakım tedbir kararı kaldırılıncaya kadar aynı kuruluşta kalmasının sağlanması, çeşitli travma ve örselenmişlikle gelen çocukların sağlıklı bir birey olarak toplumla bütünleşmesi amaçlanmaktadır Sevgi Evleri’nde. Bu anlamda devletimizin çocuklara sağladıkları olanaklar çok güzel. Evlerden gelen güzel yemek kokuları, evlerin içlerindeki aile ortamı, bahçede gezen horoz ve tavuklar, her sabah taze yumurta ile yapılan kahvaltı, hobi bahçelerinde yetişen minik sebzeler ile hazırlanan salatalar ve kendi elleri ile hep birlikte kış için hazırlanan turşulardan tutun da, sevgi evlerindeki annelerin çocuklar ile iletişimine varana kadar birçok şeye sahipler Sevgi Evi Çocukları. Bu evlerde çocuklar bir yandan sosyal yaşama hazırlanırken bir yandan da özgüvenlerini kazanmaktalar. Biz de bağış kampanyası yaparak, bu çorbada bizim de bir tuzumuz olsun istedik. aslında farklı birşey yapmadık. Üzerime düşen görevi yaptık.” Evet, göreve geldiği ilk gün yaptığı basın açıklamasıyla halkın takdirini toplayan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın makamındayız bugün. Yerel yönetimlerin yerel halkın ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş, topluma karşı sorumlulukları olan kurumlar olduğunun bilincinde olduğunu yaptığı ilk basın açıklamasıyla ifade ederek adından söz ettiren Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ile Darıca’nın tarihini, kültürünü, turizmini konuştuk. Biz sorduk, Bıyık tüm samimiyeti ile yanıtladı:

 

Darıca’nın tarihinden bahseder misiniz, ismini nereden alır?

Darıca, ismini sahilden 200 m. kuzeyde bulunan, günümüzde bir burcu ayakta kalan Darıca Kalesi’nden alır. Bizanslılar döneminde dışarıdan gelebilecek taarruzlara karşı bir tevkif kalesi olarak kullanılan kalenin tarihteki en eski adı “Tararion” olarak bilinmektedir. Bu kaleden daha sonraları “Toricion” olarak bahsedilir. Bizans döneminde antik dönem “Bithyniesine” özel önem verilirmiş. Bu dönemde şehir ve kiliseler bir yol örgütüyle birbirine bağlanmıştır; önem derecesine göre sıralanan kent ve kiliseler yol örgütü listesinde Darıca; “Kalos Agros” ismiyle anılır. Danca’nın (1329) Pelekonon Savaşı’yla Türkler’in eline geçmesinden Cumhuriyet dönemine kadar geçen sürede burada oturan yerli Rumlarca Darıca, “Arecu” ismiyle anılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Danca’dan “Dar Uca” olarak bahseder. Cumhuriyet döneminde “Daruca” halk dilinde Darıca şeklinde isimlendirilerek günümüzdeki halini almış.

 

Darıca Kalesi

 

Darıca’ya hangi medeniyetler gelmiş, hangileri geçmiş?

İzmit ile İzmit Körfezi M..Ö. XII yüzyılın başlarında Yunan kökenli kavimlerin istilasına uğramış; bu kavimlerin istilasıyla birlikte bu bölgede başlayan yerleşik düzenle tarihi gelişmelerinde başlandığı söylenebilir. Trakya’dan Anadolu içlerine göçen “Frigler” daha sonra “Misyalılar”ın Kocaeli bölgesinin ilk yerleşik halkı oldukları kabul edilir. Osmanlılar döneminde Kocaeli adı verilen yarımadayı bir ara “Tinyalılar”, daha sonra “Bithinyenler” ele geçirerek M.Ö. 378’de “Bithinyen” krallığını kurmuşlardır. Bu krallık döneminde Darıca’nın kurulduğu söylenebilir. Bitinye Krallığı’nın eyalet olarak Roma İmparatorluğu’na bağlanmasından sonra 1329 Pelekonon Savaşı’na kadar Darıca Bizanslılar’ın yönetiminde kalmış. Bizans hükümdarı III. Andranikos Osmanlı Hükümdarı Orhan Bey tarafından 1329 haziranında Pelekonon denilen yerde yenilgiye uğratılınca, Darıca Osmanlı imparatorluğu’nun hakimiyetine geçmiştir. Sultan Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’yla 1402’de Timur’a yenilmesiyle altı oğlu arasındaki taht kavgaları Osmanlılar’da Fetret Devri’ni başlatmış Şehzade Süleyman Çelebi tahta oturabilmek için kendine destek sağlamak açısından Gebze, Hereke, Eskihisar, Danca’yı Bizans İmparatorluğuna vermiş. Böylece tekrar Bizans hakimiyetine giren Darıca Sultan Mehmed’in komutanlarından Gazi Timurtaşoğlu Umurbey tarafından yeniden fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmış. Fethedilen bu toprakları Sultan Mehmed Bursa’daki imaretine vakıf etmiştir. Darıca’daki arazilerin bir kısmı bu vakıf aracılığı ile alınıp satılmaktadır.

Cumhuriyet döneminde Darıca’nın durumunda neler değişmiş?

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı 1914-1921 yılları arasında Darıca bazı azınlıklar ve yerli çetecilerin yağmasına maruz kalmış, bunlar (Küçük Aslan Bey) vs. 28 Nisan 1921 yılında Darıca Yunan ve İngiliz birliklerince işgal edilmiş bu işgali küçük yaşta yaşamış olan Şakir Yapıcı, işgallerin başlamasıyla Danca’da oturan Türkler’in buradan göç ederek Üsküdar, Kartal, Tavşancıl’a yerleştiğini ifade etmektedir. İşgal kuvvetlerinin 26 Haziran 1921’de Darıca’dan çekilmesiyle göç eden Türkler’in tekrar Darıca’ya döndüğünü belirtmektedir. Kurtuluş Savaşı yıllarında yerli Rumlar’la çeteci (Küçük Aslan Bey)’in Darıca yöresindeki olumsuzlukları bastırmak için (Büyük Aslan Bey) Kara Aslan, Arnavut Kaplan Ağa (Kaplan Sönmez Yıldız) Kuvayi Milliye ile birleşerek Danca’nın Kurtuluş Mücadelesi’ne katkıda bulunmuşlardır.

 

Sancaktepe Mesire Alanı

 

Darıca nasıl bir coğrafyaya sahip?

Darıca, İzmit merkez ilçesinin 56 km. batısında, Gebze ilçesinin 7 km. güney batısında, Kocaeli yarımadasının Güney kıyı şeridi üzerinde, Yalova, Yelkenkaya, Darıca Körfez hattının başlangıcında 114 kilometrekare alana üzerine kurulmuş bir ilçemiz. Denizden yüksekliği 28 metre olan Danca’nın, kuzeyinde Gebze, doğusunda Eskihisar Köyü ile batısında Tuzla ilçesi yer alır. İstanbul’a uzaklığı 51 kilometre kadardır. Gebze ili arasındaki sınır 1926 yılında ilçe idare kurulu tarafından çizilmiş. İş Bankası Turistik Tesisleri içinde kalan Ayazma’dan başlayarak doğuya doğru kıyıya mutakiben Eskihisar tepesine Gebzeli Hamamcı Mustafa’nın tarlası sınır dışı kalarak Darıca tahta köprüsüne ve oradan tren yoluna paralel takip ederek Kanço Tepesi ve üç burun yarımadası (Bayramoğlu) beldemiz içinde kalarak Mankafa Burnu’nda sınır son bulur. Birinci derecede deprem kuşağında bulunan Darıca arazisi, yeryüzü şekilleri bakımından aşınmış ve yıpranmıştır. Deniz sahilinden kuzeye çıkıldığında yer yer yükseklikler artmasına rağmen bu yükseklik ortalama 200 metreyi aşmaz. Oldukça alçak sahilleri girintili çıkıntılıdır. Güneşin batışının izlenebildiği eşsiz manzarası ile Sancaktepe, Darıca’nın en yüksek tepesinde kurulmuştur. 200 dönüm arazi üzerine, 15 bin dikili fidanı ile gezilip görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir. İçerinde piknik alanları, yürüyüş yolları, kafeteryası ile ailece vakit geçirmek için en güzel alanlardan biridir. Ayrıca Sancaktepe peyzaj tasarımı ile ülke çapında iki ödül almıştır.

 

İlçenin nüfusu hakkında bilgi alabilir miyiz?

Kaynaklara göre Danca’da ilk yerleşik nüfusun “Bithin” ve Yunan kökenli olduğu kabul edilir. Darıca ve çevresi çeşitli zamanlarda sık sık el değiştirdiğinden ve tabii afetlerden dolayı, nüfusu zaman zaman Rumlar’ın zaman zaman da Türkler’in lehine değişmiştir. Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ‘Darıca Kalesi” hakkında “yedi lebi deryada dört köşede kalesi vardır. Kalenin limana nazır cihetinde bir kapısı vardır. Kalenin muhafızı ve komutanı yoktur. İçinde 20 civarında kiremit örtülü evler mevcuttur” diye bahseder. Danca’da ilk nüfus sayımı 1831 yılında (Meval-i Devriye’den) İlyas Zade Seyit İbrahim Efendi tarafından yaptırılmış. Bu sayımda Danca’nın nüfusu 4500 kişi olarak tespit edilmiş. Nüfusun çoğunluğunu da Rumlar’ın oluşturduğu görülmüştür. 17 Kasım 1910’da çıkan ve Darıca’daki dokuzyüz hane evin yanıp kül olduğu büyük yangın sonrasında Rumlar’ın büyük bir kısmı Büyükada, Heybeli ve Burgaz adası gibi İstanbul adalarına, Türkler’in bir kısmı da (Arap Bilali’ye göre) Eskihisar, Aydınlı, Tavşanlı ve Hereke’deki akrabalarının yanına göç etmiş. Göç edenlerin bir kısmı sonradan geri dönmüşlerdir. 1911-1921 Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında tekrarlanan nüfus hareketleri Darıca’mızın nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur.

 

Darıca Deniz Feneri

 

Türk göçmenlerin Darıca’ya yerleşmesi nasıl olmuş?

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’na göre Yunanistan’la yapılan mübadele sonrası Darıca’ya Girit-Selanik-Serez-Kavala gibi muhtelif yerlerden gelen Türkler’in bir kısmı 4 Şubat 1924 tarihinde Darıca’ya yerleştirilirler. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan nüfus sayımı 1927 yılında gerçekleşmiş. Bu nüfus sayımında Darıca’nın nüfusu 2115 olarak belirlenir. 1960 yılında Romanya va Bulgaristan’dan gelen Türk göçmenlerin Darıca’ya yerleşmesiyle 1965 yılında yapılan nüfus sayımına göre Darıca’nın nüfusu gelen bu 250 muhacirle 5575 olarak belirlenmiştir. 1985 yılında yapılan nüfus sayımında bu oran 33 bin 551 kişi olmuştur. 1990 yılında yapılan son nüfus sayımında 53 bin 300 kişi olarak belirlenmiştir. Sanayi bölgesi olması nedeniyle özellikle Kars, Erzurum, Bilecik, Bolu, Gümüşhane, Tunceli ve yurdun dört bir tarafındaki illerden çalışmak amacıyla gelenlerinde yerleşmesiyle Darıca’nın nüfusunun 2019 sayımlarına göre 208 binlere ulaştığı bilinmektedir. Tatilini geçirmek amacıyla Danca’ya gelen yerli turistlerle birlikte Darıca nüfusunun yaz aylarında daha da arttığını söylemek mümkün.

 

Darıca’da turizmin gelişimi ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Güzel ilçemiz Darıca binlerce yıllık geçmişi ile tarihin, kültürün, turizmin, sanatın, ticaretin ve sanayinin yan yana boy attığı, doğu ile batı arasında bir zamanların küçük bir Anadolu sahil kasabası olan sakin ve huzurlu bir coğrafya. İstanbul’dan Anadolu’ya giden yol güzergahında denizi, tabiatı ve insanı ile Marmara bölgesinin incisi, Kocaeli’nin şirin bir ilçesidir. İstanbul’a uzaklığı 38 kilometre olan Darıca’ya kara, demir ve deniz yolları ile ulaşılabildiği gibi, Sabiha Gökçen Havaalanı’na da çok yakın mesafede yer almaktadır. Tarihi kalesi, modern tatil merkezine sahip Bayramoğlu Yarımadası, 16 kilometrelik kıyı şeridine sahip tertemiz sahili, uluslarası hayvanat bahçesi ve botanik parkı, tarihi evleri ve çınar ağaçları, parkları, sosyal tesisleri ve deniz feneri ile Darıca oldukça gelışmiş bir ilçedir.

 

Darıca’ya bağlı doğal güzelliğe sahip, üç burundan oluşan bir yarımadadır Bayramoğlu.

 

Ekonomik hayat nasıl akar Darıca’da?

Darıca’da bulunan tarihi liman iskeleleri, un depoları, değirmenleri, yağ haneleri ve ticaret yerlerinin varlığı ve yapılış tarihi itibariyle Cumhuriyet’ten önce burada deniz taşımacılığı ve ticaretin çok ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. 1924 yılından önce yerli Rumlar’ca zeytincilik, bağ, bahçecilik, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yaptıkları bilinmektedir. Lozan Antlaşması’yla yapılan mübadele sonrasında Yunanistan’ın kıyı kentlerinden ve Girit adasından gelen Türkler, Darıca’dan ayrılan Rumlar’ın yaşadığı yerlere devlet tarafından yerleştirilmiştir, Yunanistan’ın kıyı kentlerinden gelen Türkler zeytinlik alanlara, yani sahil şeridine yerleştirilirken tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar da tarım alanlarına yerleştirilirler. Darıca’nın konumuna uygun bu toprak dağıtımı geleneksel tarım üretiminin de devamını sağlar. 1965-1970 yıllarına kadar halkın en önemli geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık bu tarihlerden itibaren tarım alanlarının imara açılması ve sanayinin bu bölgede hızla gelişmesi üzerine tarım ve hayvancılığın yok denecek kadar azalmasına neden olmuştur. Bugün sadece imar planında ayrılmış alanlarda kiraz üretimi, zeytin üretimi yapılırken tarım literatürüne kalitesiyle geçmiş bulunan Bayrampaşa Enginarıyla boy ölçüşebilecek düzeyde olan Darıca Enginarı bugün de sembolik olarak üretilmektedir.

 

Devamı Yarın…

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2020 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account