İlk görüntü yönetmenlerinden biri olarak Türk sinema tarihine adını yazdıran yönetmen, senarist ve yapımcı İlhan Arakon, vefatının 15. yıl dönümünde anılıyor.

 

Tam adı Hüseyin İlhan Arakon olan usta yönetmen, İttihat ve Terakki’nin Trakya müfettişi Abdülgani Arakon ile Saray Muhasebat Memuru Ziya Bey’in kızı Mevhibe Arakon’un ilk çocuğu olarak 22 Ekim 1916’da Edirne’de dünyaya geldi. Arakon, ilk, orta ve lise öğrenimini Fevziye Mektebi’nde tamamlayarak, 1937’de Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nü kazandı. Ailesinin Ankara’ya taşınması nedeniyle eğitimini yarıda bırakan usta yönetmen, ressam olan dayısı Nazmi Ziya’nın etkisiyle resimle uğraştı. Bir süre Abidin Dino ile de çalışan Arakon, daha sonra fotoğraf çalışmalarına ağırlık verdi.

 

En başarılı kameraman seçildi

Arakon, Mümtaz Yener, Turgut Uyar, Avni Arbaş, Nuri İyem ve Abidin Dino’nun oluşturduğu Yeniler Grubu’nun “Liman” sergisine fotoğraflarıyla katıldı. Usta yönetmen, 1941’de Ankara Çocuk Tiyatrosu’nda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Görüntü yönetmeni olarak 1944’te sinemaya adım atan Arakon, “Gençlik Günahı”, “Seven Ne Yapmaz”, “Dinmeyen Sızı”, “Çığlık”, “İstanbul’un Fethi”, “Ankara Ekspresi” ve “Salgın” gibi birçok filmin görüntü yönetmenliğini üstlendi. Arakon, bu tarihten itibaren sanat yönetmeni, görüntü yönetmeni, yönetmen, ses uzmanı gibi görevlerle 400’ün üzerinde filmde yer aldı. Sanatçı, 1953’te yapılan ilk Türk Film Festivali ve 1954’deki Türk Film Dostları Derneği’nin yarışmalarında da en başarılı kameraman seçildi.

“Garipler Adası” filmiyle yönetmenliğe başladı

“Garipler Adası” isimli filmle 1955’te yönetmenliğe başlayan İlhan Arakon, 1966’da usta yönetmen Lütfi Ömer Akad’ın “Sırat Köprüsü” adlı filmini kendi yaptığı özel sinemaskopla görüntüledi. Lütfi Ömer Akad, Türkiye’ye ilk zoom objektiflerden birini getirerek kendi filminde kullanan Arakon’un bu yeniliğini, “Işıkla Karanlık Arasında” isimli kitabında şöyle anlattı: “İlhan Arakon yeni bir mercek getiriyor, alışılmış merceklerden çok değişik. Gövdesi daha kalın ve uzun, gördüğü işe gelince bir sinemacı için müthiş. Kamera yerinden hareket etmeden, istendiğinde boy çekim ölçeğinde duran bir insanın baş çekimine kadar yaklaşıyor ya da baş çekimden genel çekime kadar açılabiliyor. Bir-iki deneme yapıyorum, müthiş, çok güzel. Artık o sallanan, tekleyen sarsak arabaların işkencesinden kurtulacağız, diyeceğim ama duraklıyorum. Ben zaten sahneye koyuşlarımda böyle bir yöntemi çoktandır bıraktım. Eğer bir oyuncunun yakın çekimine gerek duyuyorsam onu kameraya yaklaştırmayı yeğliyorum çok kere. Birden hızla yaklaşarak oyuncunun gözlerine kadar girebilmekse, ne yolla olursa olsun bu tür çarpıcı çekimleri seyirciye yapılmış bir tür ‘şantaj’ olarak niteliyorum. Her neyse, adına ‘zoom’ diyorlar, ‘zum’ okunuyor. Faydalı olacağa da benziyor ama ihtiyatla kullanmakta fayda var.”

 

İlk sinemaskop film denemelerini yaptı

Sanatçı, 1951’de yönetmenliğini kardeşi Aydın Arakon’un yaptığı “İstanbul’un Fethi” adlı filmde sanat ve görüntü yönetmeni olarak beğeni kazanan sahnelere imza attı. 1953’de de ilk renkli Türk belgeselini, aynı yıl ilk konulu renkli Türk filmi olan “Salgın”ı çeken Arakon, daha sonra ilk sinemaskop film denemelerini yaptı ve bu teknikle birçok film çekti. Ayrıca Türkiye’deki ilk haber ajansı olan A.D.S.’yi kurarak bu alanda öncü olan ve uzun süre haftalık haber filmleri yapan Arakon, son dönemlerinde “Eski Evler Eski Ustalar” ve “Dünya Durdukça” belgesellerinin teknik danışmanlık ve görüntü yönetmenliğini üstlendi. Arakon, Türkiye’de ilk sinema eğitimini başlatan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Sinema-TV Enstitüsünde Prof. Sami Şekeroğlu başkanlığındaki ilk eğitim kadrosunda Lütfi Akad, Metin Erksan ve Halit Refiğ ile birlikte yer aldı.

 

400’den fazla kısa film ve belgeselde görüntü yönetmenliğine imza attı

MSGSÜ Sinema-Televizyon Bölümü’nde 1974’te başlatılan çalışmalara katılan usta yönetmen, üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etti. İlhan Arakon, ayrıca MSGSÜ Senatosu kararı ile 1997’de “Onursal Profesörlük” unvanını alırken, 1998’de ise 17. İstanbul Film Festivali’nde Onur Ödülü’ne layık görüldü. 12. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin, Türk sinemasına emek veren ustaları hatırlamak amacıyla verdiği “Aziz Nesin Emek Ödülü” de yaklaşık 56 yıldır görüntü yönetmenliği yapan, 1975’ten bu yana Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğrenciler yetiştiren İlhan Arakon’a verildi. Sanatçı, yarım asrı aşkın sinema hayatında 100’den fazla uzun metrajlı film, 400’den fazla kısa film ve belgeselde görüntü yönetmenliğine imza attı. Üniversitedeki öğretim görevine devam etmekteyken 3 Şubat 2006’da 90 yaşında vefat eden Arakon’un cenazesi, yine üniversitede yapılan törenin ardından Zincirlikuyu’daki aile mezarlığında toprağa verildi. Arakon’un yönetmenlik yaptığı filmler arasında “Garipler Adası” ve “Şahinler Diyarı”, belgeselleri arasında “Menderes’in Yargılanması” ve “Bir Şehrin Doğuşu” gibi eserler yer alırken, görüntü yönetmenliğini yaptığı filmler arasında ise “Severek Ayrılalım”, “Samanyolu”, “Hıçkırık”, “Yaşamak İçin” ve “Kadın Asla Unutmaz”ın da aralarında bulunduğu çok sayıda yapım bulunuyor.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account