Eski çağ kültürleri sayılırken Mısır, Çin, Hint kültürleri sayılıyor da neden Türk Kültürü yok sayılıyordu. Oysaki biz bugün Sibirya’dan Anadolu’ya kadar 16 bin yıllık bir Türk tarihi olduğunu biliyoruz. Taşlardaki Türkler’e baktığımızda, yani yazıtlarımızı incelediğinizde Türkler’in de kendine has bir alfabesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu da bizim ne kadar entellektüel bir millet olduğumuzun göstergesi değil mi?  İşte buradan yola çıkarak merak ettim ve araştırmaya başladım. Türk Dünyasının kültürel, doğa ve tarihi zenginliklerini içeren projeler hazırlayan araştırmacı yazar, fotoğraf sanatçısı ve TRT prodüktörü rahmetli Servet Somuncuoğlu ve onunla birlikte birçok çalışmada yer almış tıp doktoru ve tıpdışı bir uğraş olarak eski Türk oyma yazıtları üzerinde çalışan Türklük biliminde bağımsız araştırmacı Cengiz Saltaoğlu isimlerine ulaştım.

Atalarımızdan gelen mektuplar

Rahmetli Servet Somuncuoğlu’nu saygıyla anarak, Cengiz Saltaoğlu hocayla mail aracılığıyla irtibata geçtim. Aklımda deli sorular: Eski Türkçe ve eski Türk Oyma Yazıtlarını tanımak istiyorum. Asya’da bilinen yazıtlarımız hakkında neler söyleyeceksiniz? Orta Asya’daki Türkler’in mezartaşlarının karakteristik özellikleri nelerdir? Atalarımızdan gelen mektuplar olarak değerlendirirsek bu yazıtları, bize nasıl bir mesaj göndermek istemişler? Ülkemizin nerelerinde çalışmalar yaptınız? Neler buldunuz? Çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu yazıtlara daha çok nasıl yerlerde rastladınız? Atalarımız nerelerde yaşamışlar, ne yemiş ne içmiş, nasıl bir yaşam sürmüşler? Taşlardan okuduğunuz Türk Kültürü hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Öncelikle değerli Cengiz Saltaoğlu hocamıza hızlıca dönüşü ve ilgisi için teşekkürlerimi sunuyor ve şimdi sizleri sorularıma gelen değerli cevaplarla başbaşa bırakmak istiyorum. (Aşağıdaki fotoğrafta Cengiz Saltaoglu hocamız Ordu Mesudiye Esatlı Köyü kaya resimleri alanında görülüyor.)

Yürüyen uygarlık Türkler

Kaya resimleri yapmak Eski Türk kültürü ve sanatının olağan bir parçası. Türkler, biliyorsunuz, tarihte hep çok devingen bir ulus. Coğrafyalarının ve başta hayvancılık olmak üzere, ekonomik koşullarının gerektirmeleri nedeniyle Türk boyları sürekli bir devinim içinde. Avrasya bozkırlarının dayattığı yaşama koşullarına karşı Eski Türk insanının geliştirdiği, temelde ekonomik bir çözüm yöntemi olan “göçebelikten” söz ediyoruz. Rahmetli Servet Somuncuoğlu’nun güzel nitelendirmesiyle, “yürüyen uygarlık”. Basit bir çadırlı göçer değil. Sanatı olan, göçebe ekonominin gerektirdiği her türlü teknolojik birikim ve donanıma sahip, kendi yaratımı özgün bir yazısı (oyma yazı) ve yazı dili (Türkçe) olan, köklü devlet ve örgütlenme, yönetme gelenekleri olan. Elverişli koşullara sahip coğrafyaları ele geçirdiğinde hemen yerleşik yaşama geçmeye başlayan, buna olanak tanımayan sert ve görece elverişsiz coğrafyalarda ise, bir ekonomik çözüm yöntemi olarak “uygar göçebeliğini” sürdüren, canlı bir ulus. İşte bu ulusun sanat ve kültürünün doğal bir parçası olarak kaya resimlerini, kaya sanatını onun gittiği, uzandığı her yerde, Avrasya’nın her köşesinde görüyoruz.

Peki, Türklerden başkası kaya resimleri yapmamış mı? Hem nereden biliyoruz, neye göre yapıyoruz “Türk kaya resimleri” gibi tanımlamaları? Üstünde mi yazıyor?

Elbetteki tarih öncesinde, tarih boyunca, Türkler de içinde, çeşitli insan toplulukları kaya sanatını uygulamış. Kayalara resimler çizmiş, kayalar üzerinde sözsüz anlatılar yaratmış. Ama bu çeşitli insan toplulukları kimlerdi, adları, açık kimlikleri neydi? Bilemiyoruz. Yukarıda söylediğimiz gibi; üzerinde yazmıyor. Türkler dışında. Avrasya Türk kazıbiliminin Türkiye ve dünyadaki önde gelen kişiliklerinden biri olan eskiçağbilimci ve kazıbilimci Prof. Dr. Semih Güneri, değerli yapıtı Türk Altay Kuramı’nda (İstanbul, 2018, sy. 79-80) “Avrasya’da kaya resimleri göçebe/bozkır kültürlerinden kalan eserlerdir.” diyor ve şöyle sürdürüyor sözünü: “Bu hükmün doğru olması için ele alınacak kaya resimlerinin sistematik biçimde geniş çevrelere dağılmış ve figürlerin tekrarlanmış olması gerekir. Örneğin Altay kaya resimleri gibi. Çin’in Merkezî Ovalarını bozkır kuşağından ayıran Helan dağlarında keşfedilen petroglifler gibi. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. (Aşağıdaki fotoğrafta Türk Dünyasının kültürel, doğa ve tarihi zenginliklerini içeren projeler hazırlayan araştırmacı yazarı, fotoğraf sanatçısı ve TRT prodüktörü rahmetli Servet Somuncuoğlu görülüyor.)

Eski Türk Dönemi

Tersinden bakalım: En gelişmişinden en ilkeline, yerleşik kültürlerde – bir ilke olarak – kaya sanatına yer yoktur, diyebiliriz. Altaylar, özellikle de Moğolistan Altayları kaya resimleri konusunda okul gibidir. Milyonlarca kazınmış figürü bu alanlarda bulabiliriz. Çalışması en zevkli ama en zor arkeolojik belge grubu bu petrogliflerdir. Başta bizim sistematik araştırmalarımız olmak üzere, bugüne kadar özellikle Moğolistan Altayları’nda kaya resimlerinin keşif ve kayıtlarını hedefleyen sayısız bireysel ve takım çalışmaları planlanmış, uygulanmıştır. Bilim ekiplerinin alanda yaptığı çalışmaların sonuçları yüzlerce makale ve kitaba konu edilmiştir. Bu yayınlarda petroglifler sınıflandırılırken çeşitli arkeolojik yöntemler kullanılmıştır. Kaya resimlerinin kronolojik sınıflandırmaları yapılırken, Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Tunç Çağları diye giden tanımlamamalar arasında Eski Türk Dönemi / Old Turkic Period ifadesi geçer. Bu tanımlama, kaydedilen resimler içinde bir grup malzemenin tam, kesin ve emin olarak Türkler’e ait olduğunu gösterir.

Gölge tekniğinde Türk Dönemi figürleri

Geriye kalanların sadece tarihleri tahmin edilebilir ya da yaklaşık olarak tespit edilebilir, ancak hangi ulusa, hangi kültüre ait olduğu konusunda hüküm verilemez. Örneğin literatürde ‘Moğol kaya resmi’ ya da ‘Hint-Avrupa tarzı hayvan figürü’ veya ‘Rus stili insan figürü’ gibi çoğaltabileceğimiz türde kavramlar yoktur. Ama kaya resimleri ile ilgili olarak ‘Türk grafitileri’ ya da ‘gölge tekniğinde Türk Dönemi figürleri’ veya ‘Türklere ait petroglifler’ ve tamlamasında ‘Türk’ olan daha başka şekillerde petroglif tanımlamaları yapabiliyoruz. Öte yandan bir grup malzeme Tagar dönemi özellikleri gösteriyorken başka bir grubun Neolitik Çağa ait olduğunu düşünüyoruz. Pazırık evresinin tasvirlerini bu dönemin arkeolojik stilinden biliyoruz.

‘Türklere ait petroglifler’

Bir başka grup petroglif ise Tunç çağlarına ait gibi gözüküyor. Dikkat edilirse çağ ve coğrafya adıyla tamamlanan kültür adlarından söz ediliyor. Ama örneğin ‘Demir Çağları ve Erken Orta Çağ petroglifleri’ de diyoruz ama onları ‘Türklere ait petroglifler’ diye de tanımlayabiliyoruz. Bu tanımlama bölgede çalışan uluslararası bilim takımlarının verdiği bilgilerdir. Keşif ekiplerinin petroglifler konusunda bugüne dek yürüttükleri bilimsel araştırmalarının somut sonuçları şöyledir: Neolitik ve Orta Çağlar arasında uzanan kültür evrelerine ait kaya resimleri içinde bir grubun Türkler’e ait olduğunu saptayabiliyoruz. Bu değerlendirme kriterlerine göre geriye kalanların tam, kesin ve emin olarak hangi kültüre ait olduğunu bilmek bugünün koşullarında mümkün değildir. Bu gruba girenleri ancak stil kritik yöntemleriyle kimliklendirebiliyoruz.”

Türk’ün Anadolu’daki binlerce yıllık varlığının izleri

“Eski Türk” kaya resimleri Türkiye’de, Anadolu’da da var. Türk’ün Anadolu’daki binlerce yıllık çok eski varlığının izleri, kanıtları olarak. Bunların Türklüğünü, onları Orta Asya’daki Türk kaya resimleriyle yan yana koyup “Bakın işte nasıl da birbirlerine benziyorlar.” gibi karşılaştırmalardan bilmiyoruz yalnızca. Başka nereden biliyoruz peki? Çünkü “üstünde yazıyor”. Bir de ataların damgalarıyla üzerlerine attıkları imzadan. Anadolu’daki hemen her Türk kaya resmi alanına damgalarını (Oğuz, Kıpçak vb. damgaları) kazıyıp “Biz fi tarihinde buradaydık” diye imzasını koymuş Türk atalar. Bir de oyma (runik) yazıtlar. “Üstünde yazıyor” dedik ya.  Asya’daki ve Anadolu’daki Türk kaya resmi alanlarının birçoğunda kaya resimlerine eşlik eden Eski Türk oyma yazıtları bulunuyor. Ya da tersi; o oyma yazıtlara eşlik eden kaya resimleri.

(Yazımızın ana fotoğrafı ise, Ankara Güdül Salihler Köyü çevresindeki kaya resmi alanlarından bir kareden oluşuyor. Oyma yazıt, üzerinde Türk’ün imzalarından biri Oğuz Türkleri Salur Boyu damgası ve kaya resimleri var.)

 

Yazının devamı yarın…

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account