800 yaşında olduğu tahmin edilen Çınar, Bizans’ın çöküşüne Osmanlı’nın kuruluş ve yıkılışına tanıklık etmiş bir ağaç. Günümüz Türkiyesinde ise halen sağlıklı ve dimdik ayakta duruyor. Yolu buraya düşenler bu çınarı görmeden ve bu çınarla fotoğraf çektirmeden dönmezler diye anlatıyor yazar Mustafa Aydemir Tema Yayınları’ndan çıkan Hikayeleri ve Efsaneleriyle Türkiye’nin Tarihi-Ulu Çınarları isimli belgesel niteliğindeki kitabında, biz de gördüğümüzü yazdık.

İstanbul geliş yolu üzerinde yolun sağında bulunan çınar, heybetiyle gelenler karşılıyor. Karşılananlar onu es geçemiyor, çınarın bahçesinde ağırlanıyor. Çınarın içinde bulunduğu alan aynı zamanda lokanta ve çay bahçesi olarak işletiliyor. Yolcular ve yerli halk dibinde hem dinleniyor, hem karınlarını doyuruyor, hem de çaylarını içip çınarı seyrediyorlar. Biz de öyle yaptık. Nefis çaylarımızı yudumlarken gözümüzü çınardan alamadık. Nice sonra buraya geliş sebebimizi hatırlayıp, fotoğraf makinemize davrandık. Bilirsiniz her şehrin veya beldenin bir simgesi vardır. Mesela Edirne Selimiye’dir, Antalya Yivli Mineradir, Amasya elmadır. Bence Vize’nin simgesi de hiç kuşkusuz bu anıtsal ağaçtır.

Çınarın üstünde ise çınarın yaşını yazan bir tabela bulunuyor. Bu belde eski bir Trak yerleşimi olup, Trak krallarına ait bir çok timülüse sahiptir. Beldedeki Çömlektepe Höyüğü’nün geçmişinin M.Ö. 3000’lere dayandığı tahmin edilmektedir. Türk yerleşimi burada 700 yıl önce olmuş, tekke denilen bir mevkide Erenler (Embiyalar) adıyla ilk köy kurulmuştur. Çınarın üzerindeki tabelada çınarın çevresinin 9.5 metre, yüksekliğinin 20 metre ve yaşının da 813 sene olduğu belirtilmektedir.

Eskiden Çakıllı Köyü’nde Bulgar ve Rum asıllı vatandaşlarımız da yaşamışlar. Onların torunları bugün Yunanistan’dan Bulgaristan’dan otobüslerle buraya gelerek eski köylerini ve bu çınarı ziyaret etmekteymişler. Dolayısıyla çınar küçük çapta bir turizminde nedeni olmuş. Ayrıca Sofya Üniversitesi’nden gelen bilimsel bir heyet yakın zamanda çınarla ilgili son ölçümleri alarak çınar hakkında araştırma yapmış.

Bizim define avcıları ise çay bahçesi açılana kadar çınarın dibinde ve kovuklarında defne bulma ümidi ile hayli çalışmışlar. Çınar bugün Kırklareli Belediyesi tarafından Anıt ağaç olarak tescil ettirilmiştir. Yolu buraya düşenler bu çınarı görmeden ve bu çınarla fotoğraf çektirmeden dönmezler diye anlatıyor yazar Mustafa Aydemir Tema Yayınları’ndan çıkan Hikayeleri ve Efsaneleriyle Türkiye’nin Tarihi-Ulu Çınarları isimli belgesel niteliğindeki kitabında.

Tam da Mustafa Bey’in anlattıklarını yaşadım. Birebir gözlemledim.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account