Dün akşam siz çocuklarınıza sarılıp koklayıp ‘iyi uykular derken; İdlib’deki ana kuzuları; bir daha asla sarılıp koklanmayacakları sonsuz uykularına daldılar.

Dün akşam siz evinizde televizyon seyrederken ve her kanalda birden ‘son dakika, son 17 günde bilmem kaç rejim askeri öldürüldü’ yazısı aynı anda yazıyorken, aslında bahsedilmeyen; kendi evlatlarımızın; başka bir milletin topraklarında gecenin karanlığına gömüldükleri, kiminin enkaz altında ezilerek kimininse bombayla parçalarına ayrılarak ölmeleriydi.

Dün akşam, devamlı öldürülen rejim askerlerinden bahsettiler, ordan gelen ilk acı haberlerin, görüntülerin paylaşımını yasakladılar; kendi evlatlarının sonunu kendi insanlarına söylemediler; söyleyeni susturdular.

Başka bir ülkenin iç savaşına müdahil olup kendi vatanının evlatlarını oraya gönderip öldürmeyi İstiklal Savaşı ilan edip; kurtların arasına gönderdikleri kuzuların; ailelerine bir poşet içinde teslim edilmesini bile susup susturarak, vicdanlara gömmeye çalıştılar.

Dün akşam siz evinizde çayınızı yudumlarken; yüzlerce ailenin ocağı söndü; yüzlerce ana babanın gözyaşları karıştı yediğimiz içtiğimize, biz yandık, kahrolduk; bazıları içinse değişen sadece borsada kazandıkları paradan yüklenen cepleri oldu, onların yediğine yine hiç sıçramadı gözyaşları…

Dün akşam siz evinizde duş alırken; evlatlarımız imamlar tarafından yıkandı. Çoğu işsizlikten, açlıktan, çaresizlikten kendi yaşam savaşları için; sözleşmeli er olarak, sebebini bile bilmedikleri bir savaşın içinde parçalanan cesetleri yıkanırken akan kan hepimizin yüreğine sıçradı; onlara bunu yaşatanların eli yüzü kandı ama onlar hırsa bürünen vicdansızlıklarıyla yine kör’düler, yine hiç görmediler her yanlarına bulaşan kanı.

Dün akşam din adamları kandil duaları, dileklerinde; o gece şehit olanların cennet mertebesi, kazandıkları artmış sevaplarından bahsettiler. Adı şehitler arasında bile söylenmeyen, ailelerinin ulaşamadığı evlatların göçtüğü sonsuzluklarındaki huzurdan bahsettiler, bizim mertebe verip başımıza getirdiklerimizin yaşaması gereken huzursuzluktan, dini siyasete âlet edip susturdukları cahil insanların kanayan yüreklerindense, hiç bahsetmediler.

Dün akşam insanlar yalılarında uyurken; askerliği bankamatikten para yatırarak yapamayan aslan parçaları İdlib’de ölüm uykusuna daldılar. Dün akşam yine tek göz gecekondulara bayraklar asıldı, bu ülkede yaşarken karınları doymamış zavallı anaların yiğitleri; gözleri doymamış vicdansızların savaşında parçalandı; nedense o şanlı bayrak tek kaptan çorba kaşıklayanların fakirhanelerine asıldı hep; nedense ‘vatan hep onlar sayesinde bölünmedi’, neden rezidanstakilerin evlatları için vatan sağolamıyordu; bunu kimse dillendirmedi, yine susuldu, yine susturuldu insanlık…

Dün akşam bin odalı sarayında yaşayan ve ona tapanlar başka bir ülkenin ‘masum kadın ve çocuklarını, sivil halkını’ savunduklarını söyleyip oturdukları yerden ‘vur!’ emri verdiler; ölümüne sebep oldukları vatan evlatlarının yetim kalan çocukları çocuk, gözü yaşlı eşleri, anaları kadın değilmiş gibi!

Dün akşam televizyonu, interneti, haber kanallarını susturdular; binlerce kişinin çığlıklarını, yaralı askerlerimizin iniltilerini, enkaz altında can çekişen ana kuzularının feryatlarını susturabileceklerini sandılar; onlarsa hiç susamadı hepimizin yüreğinde çınladı sesler; ezanlar okundu dün akşam selalar verildi; duyması gerekenler yine kulağını tıkadı, duymadı…

Dün akşam yüzlerce eve ateş düştü; şu an siz bunları okurken nice yaralı evladımız hakkın rahmetine kavuştu, nice ana baba evladından; nice yavru babasından haber alamamanın çaresizliğinde yanmaya devam ediyor.

Bizler için ‘dün’ vardı, yüzlerce masum için ‘yarın’ olmayacak.

Ve insanlık unutsa da; tarih yapılanları unutmayacak; tek temennim odur ki çıkarı uğruna ülkeyi bu çıkmaza sürükleyen herkes; bu ülkede öldürülen masumların annelerinin gözyaşlarında boğulacak!

Dün akşam, bu akşam, yarın akşam; yine şehit cenazelerinde önde saf tutan devlet erkânı görüntüleri izlenecek, yine vatan sağolsun nidaları atılacak, sevgili halkımız yine Survivor izleyip uyuyacak.

Dün akşam ve ne yazık ki, göre göre vatan elden gidene kadar her akşam…

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2020 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account