Bir şehir sahip olduğu denizi, kumu, dağı, taşı, müzesi ve mutfağıyla kendiliğinden marka olmaz diyen Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, “Bir şehrin marka olması için o şehrin yöneticilerinin ve halkının aynı fikir etrafında birleşip bu fikre sahip çıkmaları, bu fikri her gün yaşatmaları gerekir. Yani marka şehir olabilmek, bu hedefe varabilmek için yerel yönetiminden çalışanına, sanatçısından sporcusuna, ev kadınından esnafına kadar herkesin bu fikrin hayat bulması için çaba göstermesi gerekir. Bu çaba istikrarlı bir şekilde sürdürülürse bir şehir marka şehir olur. Bir şehri marka yapmak, getirisi en yüksek yatırımlardan biridir.  Tüm Darıca’da bu aidiyet duygusuyla bir güç birliği oluşturduğumuzda, bir bütün olarak kalkınıp marka şehir haline dönüşmemiz, bu büyük ve güzel hayalimizin gerçekleşmesini sağlayacaktır”, şeklinde konuştu

Marka şehir kavramı son yıllarda giderek önem kazanan bir konu. Ülkemizdeki şehirler marka olmak ve gelirlerini arttırmak için yoğun bir çaba sarf ediyorlar. Bu açıdan şehir imajının geliştirilmesi, yabancı yatırımların şehre çekilmesi, turizm gelirlerinin arttırılması amacıyla çeşitli çalışmalar yapılıyor. Yerel yöneticiler marka kavramına bu nedenle daha fazla önem vermeye başladı. Dün Darıca’nın tarihini, kültürünü, turizm hayatını konuştuğumuz Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’tan bugün de Darıca’nın marka şehir olma yolunda ilerlerken izlediği yolları anlatmasını istedik.

 

 

Sizi tanıyabilir miyim?

1977 yılında Darıca’da doğdum. Aslen Kastamonulu’yum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Darıca’da tamamladım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. Evliyim, üç kızım var. AK Parti’nin kuruluşundan bu yana Ekonomik İşler Başkanlığı, İlçe Teşkilat Başkanlığı ve çeşitli görevler üstlendim. 2009 – 2018 yılları arasında Darıca İlçe Başkanlığı görevinde bulundum. Onun akabinde 2019 Mart seçimlerinde de partimizin halkın önüne cumhur ittifakı olarak çıktığı seçimlerde milletimizin teveccühü ile belediye başkanı oldum. 49 yıldır Darıca’da faliyet gösteren aile şirketimizde 10 yıldır yönetim kurulu başkanlığı yapmaktayım.

 

Neden belediye başkanlığını tercih ettiniz?

Bizim göreve gelmemiz, hedefe kilitlenmek değil de biraz nasip kısmet çizgisinde başladı. 10 yıl önce bana birisi deseki sen Darıca’da belediye başkanı olacaksın, adama güler, benimle dalga geçme derdim. İlçe başkanlığı yaptığım dönemde belediye başkan aday adaylığını düşünmek zaruri oldu. Sizin anlayacağınız, geldiğimiz konjonktür bizi buraya getirdi. Açıkçası Darıca doğumlu olduğum için içimde memleketime hizmet etme sevdası taşıyordum. Doğup büyüdüğü kente belediye başkanı olmak herkese nasip olmaz hizmet etmek, bu anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum.

 

Darıca belediye başkanı olunca yapmayı düşündüğünüz ilk üç şey neydi?

Darıca’nın dertlendiğimiz birçok sorunu vardı. Göreve geldiğimiz günden beri bunlara çözüm üretmeye odaklandık. Ancak ilk üç derseniz birinciye mutlaka ve mutlaka ulaşımı koyarız. İkincisi Darıca ciddi bir sahil şeridine sahip bir ilçe olmasına rağmen, bu sahiller halka kapalı alanlardı. Buraların halka açılmasını sağlamaktı ikinci tercihimiz. Üçüncü tercihimiz de Darıcamızın sosyal ve kültürel yaşamıyla ön plana çıkmasını sağlayacak projeler üretmek oldu. Darıca bir sanayi şehri değil. Darıca bir ticaret merkezi de değil. Darıca tarihiyle geçmişiyle kültürün, turizmin, sanatın merkezi bir şehir. Darıca Kalesi, Tarihi Rum Evleri, İtfaiye binası, PTT binası gibi tarihi yapılarla alakalı birçok projemiz var. Hayata geçirmek için çalışmaya devam ediyoruz.

 

 

İskoliye Mektebi aslına sadık kalınarak restore edildi. Bunun için neler söyleyeceksiniz?

Mesela Darıca’da yaşayan Rumlar tarafından çocukların eğitimi için 19. yüzyılın sonlarında inşa ettirilen İskoliye Mektebi’miz vardı. 1875’te yapımına karar verilen ve 1882’de hizmete başlayan İskoliye Mektebi’nde, 1900’lerin başında meydana gelen büyük yangın dışında 1964’e kadar eğitim verilmiş. Bölgede yaşayan Rumlar’ın Yunanistan’a gitmesiyle bu tarihten sonra kısa bir süre kaymakamlık olarak hizmet veren zamanla tahrip olan binanın, 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi’nde büyük bölümü yıkılmıştı. Mimaride neoklasik dönemin izlerini taşıyan tarihi binanın restorasyonu için proje hazırladık ve ihale sürecinin ardından çalışmalar başladı. Bu kapsamda, tarihi bina mevcut duvarları korunarak, üslup, malzeme ve mimari detaylar bakımında mümkün olduğunca aslına sadık kalınarak restore edildi. Hatta artık o binada Yunanistan’dan gelen heyetleri ağırlıyoruz. Gelen konuklar bizlere annelerinin babalarının okuduğu okulu görmek için geldiklerini ifade ediyorlar. Binayı restore ettirdiğimiz için Yunan halkından inanılmaz teşekkürler alıyoruz.

 

Darıca’da bir Sanat Akademisi kurdunuz. Bu akademide yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?

Restorasyondan sonra bu binanın tarihi dokusuna uygun eğitim amaçlı kullanılmasını istedik. Darıca’da bir Sanat Akademisi kurduk. Özellikle gençlerin, kadınların sanat eğitimi aldığı bir merkez olsun istedik. Akademide tiyatro, drama, bağlama, keman, piyano, gitar, ney eğitimleri veriliyordu. Aynı zamanda Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği eğitimlerimiz vardı. Pandemi süreci bizi sosyal belediyecilik anlamında ciddi derecede çıkmaza soktu. Ama İskoliye Sanat Akademisi’nin yol haritası belli. Mesela kendi koromuzu kurmak istiyorduk. Sahildeki anfi tiyatromuzda halk konserleri yapmak istiyorduk. Bir araştırma yaptık, Darıca’daki bütün liselerde müzik koroları var. Lise öğrencilerimiz muhteşem derecede keman çalıyorlar. Sanat altyapısı olan bir ilçeyiz. İnsanı insan yapan amatör ruha sahibiz, çalışmalarımıza da bu ruhla devam ediyoruz.

 

 

Darıca’nın turizm potansiyeli ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Tertemiz denizi, doğal güzellikleri ve konumu itibariyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Darıca, otelleri ile turizm açısından yükselişe geçen yerler arasında yer alıyor. Bayramoğlu Körfez şeridi üzerinde Darıca’ya bağlı doğal güzelliğe sahip, üç burundan oluşan bir yarımada. Bayramoğlu Yarımadası Marmara Bölgesi’nin en modern tatil merkezi olarak bilinmektedir. Güneşi denizi, kumsalı ve modern dinlenme tesisleriyle gerek günü birlik gerekse uzun süreli tatillerini geçirmek isteyenler için güzel imkanlar sunmaktadır. Şu an Bayramoğlu’nda birbirinden güzel plajlarla halkımıza hizmet vermekteyiz. Balyanoz Koyumuz var, piknik alanları, balıkçı barınakları, sahil kenarı yürüyüşleri, olta balıkçılığı, bisiklete binme alanları, çocuklu aileler için oyun parkı alanları, yeme içme ve dinlenme mekanları ile misafirlerini ağırlıyor.  Millet Bahçemizde de plajımız var. Darıca’daki hayalimiz insanları doğa ve denizle buluşturmaktı, onu gerçekleştirdik. Sahil hattında büyükşehir belediyemizin arıtma tesislerinin faliyete geçmesiyle, Darıca yunus balıklarının mekanı olmaya başladı. Denizlerimizi temizleyip, halkımıza açtık. İnsanlarımızın hoşça vakit geçirebileceği yaşam alanları oluşturduk.

 

Yeni projeleriniz neler?

Seçim beyannemizde yazıp hayal ettiklerimizi birbir projelendirdik. Sıfır atıktan tutunda, dalış kurslarına varıncaya kadar birçok projemiz var. Bayramoğlu’nda su sporları ve yelken kulüpleri ile ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kürek takımı kurmak istiyoruz. Darıca’da sahilde gemi batırmayı düşünüyoruz. Biliyorsunuz batık gemiler balıklar için bir kuluçka merkezi oluyor. Batığın içersine balıklar yavruluyor, yumurtluyor. Gırgırlarda o balıkları alamıyorlar. Bu da olta balıkçılığının artmasına sebep oluyor. Yürüyüş yolları ve bisiklet yolları projelerimizin yanısıra, Bayramoğlu’na bölgemizin en büyük aquaparkını yapmayı planlıyoruz. Amacımız şu, Darıca’ya insanlar geldiği zaman Bayramoğlu’ndaki sahillerinde hoşça vakit geçirebilecek, Darıca Kuş Cenneti’nde hayata farklı bir pencereden bakabilecek, aquaparkta eğlenebilecek, Millet Bahçesi’nde dinlenebilecek, hem ormanı hem denizi yaşayabilecek bir kent haline dönüşmeyi arzu ediyoruz. Bununla alakalı alt yapımız var. Küçük dokunuşlarla bütün bu söylediklerimizi sağlayabiliriz. Burada büyükşehir olmanın avantajını yaşıyoruz. Millet Bahçesi tamamıyla büyükşehir belediyemizin eseri. Kıyılarımızın temizliği tamamen büyükşehirimizin kontrolünde. Biz de, kalan 3-3.5 yılın sonunda Darıca’yı bir üst lige çıkarmayı arzu ediyoruz. Ülkemiz nasıl çağ atlıyorsa, Darıca’nın da aynı şekilde çağ atlamasını istiyoruz. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Vatandaşımıza verdiğimiz sözler de bizi zaten buraya doğru sürüklüyor.

 

 

Son olarak Darıca’nın marka şehir olması için neler yapıyorsunuz?

Marka olmak kolay değil. Sahip olduğu konum, mimari, tarih, altyapı, ulaşım, güvenlik, ticaret, kültür vb özellikleri ile kendisine benzer ya da rakip şehirlerden olumlu yönde ayrışarak çekim merkezine dönüşebilen şehirlere Marka Şehir diyoruz. Elimizde projelerimiz var. 3 yıl içinde bunları ortaya koyacağız. Kendime, ekibime ve büyükşehir belediyesine güveniyorum. Darıca’nın tarihi, kültürel ve sosyal olarak markalaşması konusunda elimizden geleni yapıyoruz. 16 km’lik kıyı şeridiyle, Darıca sahilleri Marmara Bölgesi’nin en güzel yerlerinin başında gelmektedir. Sahil boyunca kafeteryalar, restoranlar, piknik alanları, çocuk oyun grupları ve balık tutulabilecek alanlar mevcut. İçerisinde oyun alanları, çay bahçeleri, yürüyüş alanları amfitiyatrosu ile  Dudayev Parkı, ailelerin günlerini güzel geçireceği mekanlardandır. Sevgi Parkı, manzarası ve çevre düzenlemesi ile halkın, gezeceği, eğleneceği, dinlenebileceği, spor yapabileceği, denize girebileceği nadide alanlardandır. İçerisinde yürüyüş yolları, kafe, lokanta, çocuk oyun grupları, meydan girişi ile bütünleştirilmiş gemi maketi ve seyir balkonları yer alır. Güneşin batışının izlenebildiği eşsiz manzarası ile Sancaktepe, Darıca’nın en yüksek tepesinde kurulmuştur. 200 dönüm arazi üzerine, binlerce dikili fidanı ile gezilip görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir. İçerinde piknik alanları, yürüyüş yolları, kafeteryası ile ailece vakit geçirmek için en güzel alanlardan biridir. Darıca Millet Bahçesi insanlarımızın nefes alacağı nefis bir alan.

 

Türkiye’yi dünyaya tanıtan, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olacak Darıca

Darıca’da birçok tarihi ev bulunmaktadır. Bunlar Rum evleri ve köşklerdir. Bunlardan bazıları; Keremyalı, Diposta ve tarihi Rum evleridir. Günümüzde kendi haline terk edilen Darıca evleri bakımsızlıktan dolayı göçme ve çökmeler meydana geldiğinden dolayı yıkılmış vaziyettedir. Bu evlerin onarımı için projelerimiz var. Üzerinde çalışıyoruz. Geçmişten gelen birikimiyle, tarihimizi aydınlatan deniz fenerimiz var. 1896 yılında deniz yolcularının, karaya çarpmadan yollarına devam edebilmeleri için yapılmış. Fener 15 saniyede bir çakarak 25 mil mesafedeki gemilere kılavuzluk eder. Denizden yüksekliği 20 m olan ve 114 yıldır hizmet veren fenerin tüm bakımı 5 kuşaktır aynı aile tarafından yapılmaktadır.  Türkiye’yi dünyaya tanıtan, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olan, ve kuş türleri açısından, dünyada benzeri olmayan Darıca Kuş Cenneti, Darıca’da 200 bin metrekare alan içine kurulu ve içerisinde 200 çeşidin üzerinde 3 bin hayvanı barındırmaktadır. Ayrıca 150 çeşit bitki türü ile, Türkiye’nin sayılı botanik parkları arasındadır. Millet Bahçesi’nin bir bölgesinde hobi bahçeleri yapmayı düşünüyoruz. Sahillere binlerce zeytin ağacı diktik. Darıca’nın enginarı, kirazı, zeytini meşhurdur. Darıca’nın çiroz balığı muhteşemdir. Senarist Birol Güven’in setlerinde de konusu olmuştur. Bununla alakalı da çalışmalarımız var. Bir yandan marka çalışmaları yaparken, bir yandan da kentimizin altyapı sorunlarını çözmeye çalışıyoruz.

 

 

Çocuklarımızla birlikte 4500 adet zeytin fidesi dikeceğiz

Bu sene ilk defa kitap fuarı yaptık. Okullara ijital kütüphane  kurmayı planlıyorduk, ancak teknoloji çağı öyle hızla ilerliyor ki cep telefonlarına Darıca Kitap Okuyor diye bir uygulama satın aldık. İçinde 30 bin kitap var. Bu uygulamayla Darıcalılar’ın istedikleri kitaba ücretsiz ulaşmalarını sağladık. Darıca’nın yağhaneleri de meşhurdur. Zeytinlerden elde edilen yağların makinaları var hala çalışır durumda, bunları da müze gibi sergilemek istiyoruz. Yağhane taş bir yapı. Kültür Bakanlığı ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu alanın düzenlenerek olduğu gibi halka açılmasını istiyoruz. Ücretsiz kitap kafelerimizin ilkini geçtiğimiz günlerde açtık. Kitap kafelerimizin sayısını arttırmayı, her mahallemize bir tane yapmayı arzu ediyoruz. Yazarlık Akademimiz var. Korona’dan dolayı çalışmalar durdu ama yeniden hayata geçmesini arzu ediyoruz. Sıfır atık projesini tiyatrolaştırdık tüm okullarımızda çocuklarımıza anlattık. Bu sene de birinci sınıfta okuyan çocuklarımızla birlikte 4500 adet zeytin fidesi dikeceğiz. Çocuklarımıza fideleri dağıtacağız. Onlara yıl boyunca fide eğitimi vereceğiz. Zeytin fidelerinin bakımını çocuklarımız yapacak. Sonra okullarından mezun olacak çocuklar, fidelerini toprakla buluşturacak. Çevre kıyı temizliğini her daim yapıyoruz. Darıca Deniz Trafiği ile ilgili olarak önümüzdeki sene için yeni bir hat oluşturma çabamız var. Darıca’ya hizmet etmekten onur duyuyorum. Meşgul ettiğim koltuğun hakkını vermekle uğraşıyorum. Gönül belediyeciliği yapmak için çabalıyorum. Tüm bu anlattığım projeler marka olma yolunda attığımız adımların birer göstergesidir.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2020 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account