Yıl sonlarında çoğu galeri, küçük boyutlarda tablolardan oluşan sergiler açardı. İnsanlar uygun bedellerle orijinal tablo edinebilsinler ya da hediye etsinler diye. Pandemi döneminde bu sergiler sanal ortamlarda açılıyor artık. Birbirinden değerli üç ressamımıza, “Pandemi sizi sanatsal anlamda nasıl etkiledi, bu süreçte eserlerinizi nasıl sergiliyorsunuz?” sorularını sorduk. İşte cevapları:

 

Nur Sağlamer

İlk başlarda doğal olarak bir şaşkınlık yaşadım. Ne oluyor, ne yapacağız, sonu nereye varacak diye endişeyle uzmanların söylediklerini takip etmekle geçti zaman. Bilinmezlik durumundan çıkıp olanları net bir şekilde görmeye, algılamaya başlayınca, “Ne yapmalı?” sorusuna cevap verebilecek duruma geliyorsunuz ve yolunuzu belirliyorsunuz. Aldığım fiziksel sağlıkla ilgili tedbirlere ruhsal sağlık tedbirlerimi ekledim. Sanatın hayatımdakini yerini arttırdım. Dış etkenler azalınca daha fazla atölyemde zaman geçirmeye başladım. Daha çok resim daha çok yazı, çok iyi geldi bana ve kendimi daha fazla geliştirmek için bundan iyi bir fırsat bulamazdım. Yaşamanın değerini, anlamını sanatla taçlandırıyorum.

 

 

Bu süreç öncesinde eserlerimi galerilerde, sanat fuarlarında sergilerken bu yeni durum yeni fikirler yeni yollar da açtı sanatçılara. Evet, bende sanal ortamlarda sergiliyorum eserlerimi birçok sanatçı gibi. Ve bu durum daha çok izleyiciye ulaşmama neden oluyor. Sanatseverler, koleksiyonerler için de geçerli bu şartlar. Kargo şirketleri bu aralar azımsanmayacak sayıda tablo taşıyorlar. Pandemi bitince de salon sergilerinin yanında bu sanal sergiler devam edecek gibi görünüyor.

 

 

 

Canseven Bahçeci:

Pandemi sürecinin başlamasıyla sevdiğim insanlardan fiziksel olarak ayrılmak, büyük endişe ve belirsizlikler doğurdu. Pandemi döneminde çalışma ve üretme şevkimin azaldığını hissetsem de
sanatın, hayata tutunma ve psikolojik motivasyon için ne kadar değerli olduğunu gördüm. Bu süreçte içe döndüğümüz için her anlamda kendim ile barıştım. Eserlerime bakınca pandemi öncesi ve sonrası diye bir süreçten geçtiğimi gördüm. Pandemi öncesi üretimlerimde kendimi kaybolmuş gibi hissederken sonrasında ise yaratıcılığımı daha özgürce ifade edebildiğimi fark ettim. Eserlerimi dijital platformda sergiliyorum ve bunun olumlu dönütlerini de aldığımı ifade edebilirim. Küresel düzeyde yaşadığımız bu krizin ‘geçici’ bir aksaklık değil de tamamen farklı bir yaşam tarzının başlangıcı olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte dijital platformun insanları, koleksiyonerleri, sanatseverleri, sanatın birleştirici gücünü yaşatmaya büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Sanatın alanlarının sınırlarını genişletmek yaratıcı ifade ve sanatla ilişkilenme bugünün şartlarında daha çok anlam kazanıyor.

 

Zafer Dilekçi: 

Pandemi sanatsal olarak büyük ve etkili bir şekilde hayatımızda var olmaya başladı. Pandeminin ilk günlerinden bu yana içinde bulunduğumuz bu kısırdöngü, hem psikolojik hem fizyolojik hem de sosyal anlamda büyük değişimler yarattı. Bu değişimle birlikte sanatsal üretimlerimin renk, form, ölçü ve malzeme kullanımında farklılıklar göze çarpmaya başladı. Covid-19 salgını ve oluşan pandemi, dünyada ve ülkemizde tüm insanlığı etkisi altına aldı. Bilim insanlarının salgına yönelik çözüm arayışları sürerken, virüsün yayılmasındaki günlük değişken bilgiler, zor süreçlerin başladığının göstergesiydi. İnsanların ruhsal yapısında değişim ve zamanla anlaşılacak bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olacağını düşünüyorum. Pandeminin bitirilmesi için uygulanan sokağa çıkma yasakları, insanların, bir süre sonra hayatlarını sorgulamasına sebep oldu. Kendini sınırlandırılmış alan içinde hisseden kişiler korku, ölüm gibi düşünülmemesi gereken kötücül duyguları yenmek için hobilerine sarıldılar, yapmayı öteledikleri özel becerilerini uygular oldular.

 

 

Bu zor süreci ve sanatsal üretimlerimi bir arada götürebilmek hem zor hem sancılı bir sürecin başlamasına, bunun sonucunda çıkan eserlerin değişkenliği beni ve yakın çevremdekileri şaşırtmaya başladı. Kullanılan renkler, formlar ve konu farklılıkları ile bu değişim göze çarpmaya başladı. Sadece atölyemde ve evimdeki çalışma alanında pandemi sürecini takip etmek, yaşanan vahim sürecin toplumlar ve insanlar üzerindeki etkilerini üzülerek izlemek ve incelemek benimde psikolojik anlamda değişken ve hareketli bir davranış potasına düşmeme neden oldu. Sosyal çevremden uzak durma zorunluluğu, sosyal yaşantımın sekteye uğraması, yaşanan olumsuz olayların üzerimdeki yansımaları ile onlarca resim yaptım. Bu resimler ve içlerinde barındırdığı duygular, düşünceler yumağı ile bir bütün olduğumu hissettim. Sanatımın ve sanat eserlerimin bu buhranlı ve sıkıntılı günleri benimle bir bütün olarak yaşaması hem olumlu hem olumsuzluklar getirdi. Süreç zor ve meşakkatli olsa da sanatın sığınacak bir liman, gidilebilecek bir yol olduğunu bilmek içimi ısıtıyor ve güç veriyor. Bu günler sanatla geçecek duygusu ve düşüncesi her geçen gün daha da pekişerek var olmaya başlıyor. Bu süreçte resimlerimi internet ve sosyal medyanın sunduğu imkanlar çerçevesinde sergiliyorum. Bazı olumlu ya da olumsuz durumları ile resimlerimin izleyici ile buluşturabilmek büyük bir şans. Sosyal medyadaki dost ve arkadaşlarımın sanatıma ve resimlerime yaptığı eleştiriler, öneriler, resimlerimle ilgili duygularımı ve duyarlılığımı arttırmak da yardımcı oluyor.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account