Cittaslow projesi ile Sakin Şehir Vize’nin, hem yerel kimliğini koruduğunu, hem de dünya sahnesinde yer alan bir kent olduğunu ifade eden Vize Belediye Başkanı Ercan Özalp, “Bir Açıkhava Müzesi kazı çalışması için müracaatlarımız var. Çömlektepe diye geçen bölgeyi Antik Tiyatromuzdan başlamak üzere Açık Hava Müzesi’ne dönüştüreceğiz”, dedi.

 

Tarihi, kültürü, doğası ve insanıyla size cennete yaşıyormuşsunuz gibi hissettiren şirin mi şirin ilçemiz Vize’de Belediye Başkanımız Ercan Özalp’ın konuğu olarak, tam 4 gün kaldım. Karış karış gezdim. Sizler için fotoğrafladım. Birbirinden değerli dostluklar edindim. Büyükşehirlerde yaşarken unuttuğumuz değerlerimizi hatırladım. Yaşadığım ana odaklandım. Yaşamın tadını çıkardım. Güzellikleri içime sindire sindire deneyimledim. En önemlisi işimi yaparken, bir yandan da kendime zaman ayırdığımı hissetim. Bir kentin nasıl kendi kendine yetebileceğini yaşayarak, deneyimleyip, görme fırsatı yakaladım. Küçük esnafın yerel üretimleri desteklenirse, nasıl harikalar yaratılabileceğini gördüm. Şehrin kendi imkanlarını kullanarak, kendi ruhunu nasıl besleyeceğini öğrendim. Uzun lafın kısası bir hayalimin, canım Türkiyem’deki sakin şehirlerde nasıl güzelce düşünülüp hayata geçirildiğine tanıklık etmenin keyfini doya doya yaşadım. İyiki sakin şehirler var ve iyiki bana bu güzel deneyimi sunan Vize Belediye Başkanımız Ercan Özalp ile tanışma fırsatı yakaladım. Huzurlarınızda başkanımız ile değerli Vize Belediyesi çalışanlarına ve özellikle de kentlerini daha yaşanılır kılmak için ellerini taşın altına koymaktan çekinmeyen sevgili Vizeliler’e bir kez daha teşekkür ediyor. Sizleri Belediye Başkanımız Ercan Özalp ile 4 özel bölüme ayırarak yaptığımız röportajımızın son kısmını okumaya davet ediyorum:

 

Bazı yerlerin hikayeleri var dediniz bir örnek verir misiniz?

Belli bir süre gezdikten sonra bütün tarihi yapılar birbirine benziyor. Bütün şehirler birbirine benziyor. Ama bazı yerlerin hikayeleri var. Bunları ön plana çıkarmak lazım. İtalya’da Pompei şehrini gezdim. Çocuklarımı da götürmüştüm. O zaman 2010 yılıydı, küçük oğlum 11 yaşındaydı. Pompei şehri de Vize gibi bir şehir. Tıpkı bir açıkhava müzesi gibi. Milattan sonra 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu, şehir külle kaplanmış. Şehri geziyorsunuz, her şey var. Taşlaşmış insanları görebiliyorsunuz. Kent meydanı var, at arabası yolu var. Evler çıkmış meydana, kentin böyle bir özelliği var, yani bir hikayesi var. Şehirde 1700’lü yıllarda başlayan kazı çalışmaları hala devam ediyor. Baktım benim oğlan ceplerine taş doldurmuş. Dedim ne yapıyorsun? Arkadaşlarıma götüreceğim bunları dedi bana… Çocukluk ne güzel şey…

 

Vize Ayasofyası

 

Eserleri tesadüfen böyle korumuşuz

Vize de Pompei gibi hikayesi olan bir şehir. Ancak kazı çalışmaları yok. Türkiye’de tarihi zenginliğimiz o kadar çok ki, bizim her köyümüzde tarihi eser var. Osmanlı’dan önceki medeniyetler de, bizden önceki insanlar da ne yapmışlar, daha önceki yaşam yerlerinin toprakla üzerini örtmüşler. Sazla, samanla üzerine de bir ev yapmış, kendilerine yeni yaşam alanları kurmuşlar. Eserleri tesadüfen böyle korumuşuz. Bizim ilçemizde de ilan edilen sit alanlarımız var. Ben de diyorum ki yıllar geçecek. Burada yaşayan insanlar ölecek, onların çocukları da ölecek. Mirasçı sayısı artacak. Günün birinde devlet gelecek ve tamamen kazı çalışmaları başlayacak. Ancak şu anda her yerde olduğu gibi Vize’de de istimlak sorunları var.

 

 

Yıl 1935 Vize’de bir sinema var

Belediyemizin yanındaki atıl duran sarı binayı görmüşsünüzdür.  O sarı bina halkeviymiş. Sinema salonu varmış orada, bir tane fotoğrafını buldum. Belediye giriş kapısında görebilirsiniz. Fotoğraftaki insanların kıyafetlerine bir bakın. İnsanların arkalarında Rita Hayworth’ın filminin afişi var. Türkçe dublajlı yazıyor. Yıl 1935 ve Vize’de elektrik yok ama bizim bir sinemamız var. Yaşlılar anlatıyor bana, Demokrat Parti geldi ilk iş olarak oradan halkevi tabelasını indirdi. Sonra orası adliye oldu, sonra hükümet binası oldu. Şimdi ise o bina  cumhuriyet dönemi eserleri kapsamında olduğu için, ne başka bir kuruma veriyorlar. Ne de bir şey yapıyorlar. Bina atıl durumda bekliyor. Bu binalardan Türkiye’nin her yerine yapılmış. Aydınlanma devrimi ülkemizde daha devam ederken, 1950 yılında Demokrat Parti’nin gelmesi 60’a kadar gerilemenin devam etmesi, 60-70 arasında tekrar bir devrimci kuşağın yetişmesi 68 kuşağı, Deniz Gezmiş’lerin tırpanlanmaları, idam edilmeleri, ondan sonra tekrar devrimci bir ruhun gelmesi, 1980 yılında baktılar olmuyor dinci akımlarla beraber onlara yol verilmesi derken tüm bu yaşananlar, ülkemizi bu hallere getirdi.

 

Vizeliler sinemanın önünde

Çömlektepe’yi Açık Hava Müzesi’ne dönüştüreceğiz

Cittaslow projesi ile Sakin Şehir Vize, hem yerel kimliğini korurken, hem de dünyanın sahnesinde yer alan bir kent. Biz de onun için kenti daha aktif hale getireceğiz. Çalışmalarımız olacak. Vize’ye cittaslow hareketi ile beraber, kentimizin tarihi dokusuyla işleyecek bir format yaratacağız. Bunlar bizim için ciddi avantajlar. Biz aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği’ne de üyeyiz. Bir Açıkhava Müzesi kazı çalışması için müracaatlarımız var. Çömlektepe diye geçen bölgeyi Antik Tiyatromuzdan başlamak üzere Açık Hava Müzesi’ne dönüştüreceğiz.

 

 

Vize Kalesi’nde konaklama

Vize Kalesi’ne geldiniz gezdiniz dinlenip, kahve içebileceğiniz, ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz bir mekan olması lazım oralarda. Henüz yok. Bunları yapacağız. Dinlendikten sonra şehire inmeniz lazım. Merkezde turizm ofisi oluşturuyoruz, müze müdürlüğünden, vakıflardan izin aldık. O ofisten çok kısa bir mesafe yürüyüş yaparak Ayasofya’ya çıkıp, oraları gezebiliyorsunuz. Ayrıca o bölgeye belki bir çay bahçesi yapabiliriz, diye müracaatlarımızı yaptık. Bekliyoruz şimdi o olmazsa başka çözümler arayacağız. Vize Kalesi’nde gezdiğiniz yerlere insanlar geliyor, geziyor ama oralarda bir konaklama yerine de ihtiyaç var. Tüm bu eksikliklerimizi gidermek için projeler üretmeye devam edeceğiz.

 

 

Vize Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kuracağız

Yerel pazarımızı yeniden aktik hale getirdik. Bir kooperatif kurma çalışmalarımız devam ediyor. İnsanları da harekete geçirmek için birtakım girişimlerimiz var. Kooperatif kurarsak, Vize Tarımsal Kalkınma Kooperatifi gibi. Vize yerel ürünlerini, kuru fasulyemiz, nohutumuz, mercimeğimiz, sarımsağımız toprağımızın özel verimi ile bu bölgeye hastır. Mesela fasulyemiz çabuk pişer.  Çavuşköy köyümüz var, sarımsak eker, kuru fasulye eker. Bunlarla koordine olup, elbirliğiyle insanları aktif hale getirmemiz lazım. Üretmemiz lazım.

 

 

Belediye üreticiye kazandıracak

Ormanlarımız kuşburnu dolu, marmelat yapılabilir. Ihlamur balımız var. İnsanlarımız üretsinler satsınlar, kazansınlar istiyoruz. Arasanız bulamayacağınız şeyler Vize’de var. Ama bunları bir araya toplamak lazım. Kendi ormanlarımızda, topraklarımızda yetişen bize has olan ürünleri, çok fazla ürün değil ama hakikaten buraya özgü ürünleri üreteceğiz. Belediyeyi bunları koordine eden bir makam olarak düşünün. Belediye bu işte hem ortak, hem de belediyenin kontrolünde yapılıyor işler diyeceksiniz, güvenle alabileceğiniz ürünlerin satıldığını göreceksiniz. Belediyenin amacı burada para kazanmak değil, üreticiye kazandırmak.

 

 

Türkiye’nin 7. Sakin Şehiri Vize

Vize’nin sakin şehir ilan edilmesi 2012 yılında olmuş. Türkiye’nin 7. Sakin Şehiri’yiz. Kentimizde o günden bugüne gelene kadar çalışmalar azalarak devam etmiş. 9 aylık belediye başkanıyım. Sakin Şehir Vize olarak eksiklerimizi tamamlamaya çalışacağız. Cittaslow bir gelir kaynağı değil. Bu bir özellik. Burada sakin bir şehir var. Nüfus 50 binin altında şartlarını sağlıyor. Sürdürülebilirlik ve doğallık var. Sakin Şehirler olarak bizler, turizm yol haritası gibiyiz. Buraları gelip gezebilirsiniz. Şuralarda yerel yemek yiyebileceğimiz mekanlarımız var. Enfes doğal güzelliklerimiz var. Tarihi dokumuzu çok seveceksiniz. Herkesi Vize’ye bekliyoruz.

 

 

Vize’nin kent ruhundan bahseder misiniz?

Vizenin kent ruhunda doğallık var, sakinlik var. İnsanlar birbirine karışmazlar. Gecenin saat 3’ünde çıkın burada 2-3 kadın arkadaşınızla gezin, kimse sarkıntılık etmez. Sarhoşu bile o ses duysa koşar gelir yanınıza yardım etmek için, kadınları köpek kovalasa gider onlara yardımcı olur. Bizim bu bölgenin bir başka özelliği de gençler, o mahallenin kızlarını kendi bacısı gibi görür. Herkes birbirine sahip çıkar. Korur, gözetir. Ancak belli etmez. Bu kentte kimse kin tutmaz kimse, öfke yoktur, mutlu insanlar yaşar. Burada insanların kalbi Mustafa Kemal diye atar. Devletine bağlı, askerini seven bir milletiz.

 

 

Eksikleriniz var mı?

Vize Kalesi’ne çıkıp gezdiniz. Tarihi surların yakınında Küçük Ayasoyfa içinde bahçesinde dolaştınız. Antik tiyatroya gittiniz. Eski bir havra merkezi olan Şerbetdar Hasan Bey Camimizi gördünüz. İnsanların binlerce yıldır burada yaşadığına tanık oldunuz. Buram buram tarih kokar sokaklarımız. Orman içinde özel mekanlarımız var, arabalarınıza atlarsınız, oralara gidersiniz. Oturur, kafa dinlersiniz. Kimse gelip sizi rahatsız etmez. Kendi kendinize rahatça gezebilirsiniz. Bunlar da güzel özelliklerimiz. Ancak kentimizde insanların gidip sosyalleşebilecekleri yeterince mekanımız yok. Mekanlar çoğalırsa insanlar aktif hale gelir. Gidecek yerleri olmalı ki insanlar birbirleriyle diyalog kursunlar, kaynaşsınlar. Bizler de projelerimizle kentimizi daha sosyal hale getirip, tanıtım faaliyetlerine ağırlık vereceğiz.

 

Türkiye’nin ilk pedagogu Vizeli Selim Sabit Efendi

 

Okuma oranı yüksek bir kent Vize

Dünyaca ünlü yazar Georgios Vizyenos Vize’de doğmuş, Türkiye’nin ilk pedagogu Vizeli Selim Sabit Efendi bu kentte yetişmiş. Aydın, eğitimli insanların yaşadığı, okuma oranı yüksek bir kentiz. Sosyal içerikli kültür merkezine ihtiyacımız var. Kentimizin bir şehir orkestrası olsun isterim. İnsanlar bir araya gelsin. Kaportacı davul çalsın, tornacı zurna çalsın, tuhafiyeci saz çalsın. Bunları yapmak, insanları bir arada tutmak lazım. Toplum insanları hep yalnızlığa itti. Evinden işine, işinden evine, banka kredisi, borçlar, harçlar, işsizlik, bir çaresizlik bir arayış içerisinde insanlar. Bunları bir nebze de olsun insanlara unutturmak, rahatlamalarını, stres atmalarını sağlayacak imkanlar yaratmamız lazım.

 

Son olarak yeni projelerinizden bahseder misiniz?

Bir sokak iyileştirme projemiz var. Bu ay içinde ihalesi yapılacak. Bir tane dere ıslahı projemiz var. Bunlar Avrupa Birliği projeleri, belediyenin kasasından 1 Lira para çıkmayacak. Toplam maliyetleri, herhalde 300 bin Euro civarında. Bizim bir mesire alanımız var buraya 8 km uzaklıkta, onun ihalesini yaptık. O da bu yıl Ağustos ayına kadar tamamlanacak. Oraya güzel bir sosyal tesis yapacağız. Geçen hafta onun da ihalesi de yapıldı. Eski bir binamız vardı, onu kültür evine dönüştüreceğiz. Üst katı yıkılacak. Alt katı sağlam. Onun üstüne de sinema ya da tiyatro sahnesi gibi bir yer yaptıracağız.

 

 

Ağustos’ta herkesi Vize Tarih ve Kültür Festivali’ne bekliyoruz

Onun dışında Vize’nin festivalleri güzel olur. Bu sene 28-29-30 Ağustos’ta herkesi Vize Tarih ve Kültür Festivali’ne bekliyoruz. Bir düğün salonu yapma projemiz var. Yeni Avrupa Birliği projelerimiz var, onlara başvurularımız olacak. 9 ayda daha işin mutfağına giremedik. Mutfağa girmemiz 2020’nin ikinci döneminde başlayacak. Onun haricinde doğalgaz çalışmalarımız Mayıs’ta başlayacak. Benim kişisel koltukla ilgili bir şeyim yok. Bu koltuklar insanlara bir şey katmaz. Esas sıkıntı, eğer bu koltuklara bağlıysalar insanlar, kaybettikten sonra kişiliksiz kalırlar. Bizim amacımız insanların hayatlarına dokunacak izler bırakmak. Türkiye’den umutluyuz.

 

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2020 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account