“Yolculuğa hevesle hazırlanmak gerekir, çünkü ancak böyle bir serüven çıkabilir karşına”der Cervantes. Hiç beklemediğiniz bir anda, hiç beklemediğiniz şehirlerin hikayeleri kesişir ve dünyanın küçüklüğü karşısında hayrete düşürür sizi.

İşte tam da bu sırada, ne kadar doğru bir yerde ve doğru zamanda olduğunuzu hatırlar, dünyayı keşfetmek için daha çok seyahat planlaması yaparken buluverirsiniz kendinizi. Hal böyleyken, bizim de yollarımız Don Kişot ile, Antalya Karaalioğlu Parkı’nda kesişti.

Tarihteki ilk roman olarak dünyaca kabul edilen Don Kişot kitabının yazarı Cervantes’in de bir dönem yolu Antalya’ya düşmüş olmalı ki kendisiyle karşılaştık, dedim ve Cervantes’in hayatını araştırmaya koyuldum.

İnebahtı Savaşı sırasında  22 yaşında ülkemize esir düşen Cervantes’in kaptan-ı derya Kılıç Ali Paşa’nın Tophane’de yaptırdığı camide amele olarak çalıştığını öğrendim.  Üstelik, mimarı Koca Sinan olan caminin Ayasofya’ya ciddi şekilde benzediği söylenir. Henüz görmedim ama en kısa zamanda gidip görüp fotoğraflayıp size anlatacağım sevgili okur.

Başarılı çalışmalarından dolayı serbest bırakılan Cervantes, ülkesine döner dönmesine ama, yazdığı tiyatro eserlerinde İstanbul ve Türkler’den bahsetmeyi de hayatı boyunca unutmaz.

Cervantes İstanbul’dan ayrılırken şu dizeleri yazar:

“Elveda anlı şanlı İstanbul,
Elveda Pera ve Pelmas (Galata’dan İstanbul’a yolcu taşıyan kayıklar) Elveda,
Chufiti (Çıfıt: Yahudilere verilen lakap)merdiveni, ve hatta Guedi (Yedikule) Elveda
Güzelim Visitax Bahçesi (Has Bahçeleri) Elveda,
Santa Zofia (Ayasofya) dediğiniz büyük tapınak,
Şimdi artık büyük bir mescitsin,
Elveda Taraçanas (Kasımpaşa Tershaneleri) şeytan görsün yüzünü.

Antalya’da gördüğüm heykelin ardından yaptığım araştırmalar sonucu Kasımpaşa Tershaneleri’nde nahoş anıları olduğunu öğrendiğim Cervantes’in yolunun Antalya’ya da düştüğüne rastlayamasam da umutlarım var.

Dilerim yolu ülkemize düşen Cervantes’in şehrine, İspanya’nın başkenti Madrid’e iade-i ziyaret yapmak en kısa zamanda bana da nasip olur. Beni özleyin.

 

35 Yorum
  1. Nurşen Gördü 4 sene önce

    Dilerim yolun Ispanya ya düşer

  2. Meral kamışoğlu 4 sene önce

    Şahanesin..şimdiden özledim… 🙂

  3. Merve 4 sene önce

    Hikayeleştirerek paylaştığın yazıya bayıldım 🙂 merakla devamını bekliyoruz 🙂

  4. Gülçin 4 sene önce

    Sevgili Bihter kalemine sağlık sayende yazdıklarınla şehir şehir geziyoruz
    Dilerim Madrid’e gitmek de nasip olur
    Sevgiler

  5. Seçil 4 sene önce

    Selam yazılarınızı beğeni ile okuyorum. Gidip göremediğim yerler için gözüm oldunuz. İspanya Madrid yolculuğunda valizinizde bana da yer ayırın lütfen merakla bekliyorum ?sevgiyle ve hoşça kalın..

  6. Aktan Uslu 4 sene önce

    Cervantes tavla biliyor muymuş,.. Ben de gelirim o zaman:))

  7. F.Ayşegül Tahincioğlu 4 sene önce

    Güzel paylaşımlarına devam.bekliyoruz??

  8. Johanna Caferoglu 4 sene önce

    Arkadaşım, çok iyi gidiyorsun!

  9. Yasemin 4 sene önce

    Okurken yaşadım hikayeyi resmen. Kalemine yorumuna,yüreğine sağlık.

  10. Yasemin 4 sene önce

    Çok güzel yaşattın resmen. Tebrik ediyorum

  11. Saliha Gördü 4 sene önce

    Harika bir anlatim bravo canim.

  12. Ayşe Gördü 4 sene önce

    Antalya’ da olmak cok guzel.

  13. Uğur 4 sene önce

    Dilerim en kisa zamanda Ïspanya’ya gidersiniz.

  14. Saliha Gördü 4 sene önce

    Insallah en kisa zamanda Cervantes’in sehrine de gidersin.

  15. Merve 4 sene önce

    Dilerim Ispanyaya da gideriz

  16. Aykut 4 sene önce

    İspanya’ya sizinle gelmek istiyorum.

  17. Seda 4 sene önce

    İnşallah beni de İspanya ya götürürsün

  18. Serap 4 sene önce

    Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

©2021 Anadolu Gezi Rehberi

İletişim

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account